A blind girl videotapes herself, talking of how her father was always there for her before she lost her sight, until he passed away. Now she finds her own strength and light through her darkness and inspires others to find theirs too.
Lizbon'da görme engelliler için hizmet veren bir okula İngiltere'den getirilen ve sıra dışı eğitim yöntemleriyle meşhur olan Ian, zamanla tüm öğrencilerin hayatını değiştirir. Ian'ın eğitimi sesler ve yankılar aracılığıyla dışarıdaki dünyayı hayal etmeyi ve bu sayede bir nevi görmeyi sağlamaktadır. Kendisi de görme engelli olan Ian bu yöntem sayesinde baston kullanmayı bırakmış ve tıpkı gören bir insan gibi hareket ederek şehirde tek başına dolaşabilmektedir. Öğrencilerden bazıları onun görme engelli olduğundan şüphe duymakta bazı yöneticiler ise onun geleneksel olmayan eğitim yöntemini tehlikeli bulmaktadır. Ian'ın varlığı bir şekilde herkesin hayatını değiştirirken, kimseyle iletişim kurmayan ve derslerden uzak duran genç ve güzel Eva, onun sayesinde kısıldığı kapanından çıkmayı başaracak ve yaşamın büyüsünü keşfedecektir.
15 yaşındaki Gracie, New Jersey'de üç erkek kardeşin içinde tek kız olarak ailesi ile birlikte mütevazi bir hayat sürmektedir. Ailenin en büyük takıntısı spordur; arka bahçede yapılan futbol maçlarının yanı sıra sabahtan akşama yapılan tek sohbette spordur. Büyük kardeşi Johnny okulun gözde futbolcularından biridir, ancak bir araba çarpması sonucu hayata veda eder.Gracie hem kardeşinin anısını taze tutabilmek, hem de spor tutkusunu yerine getirebilmek için futbol takımına girmeye karar verir. Oysa 1978'te kadın futbolcu yoktur ve Gracie öncelikle bir kadının da futbol oynayabileceğini kanıtlamak zorundadır.
Nola grew up living in a van with her father, Clint—two nomads against the world. When tragedy strikes, Nola must confront the reality of life on the road alone, learning to own her grief, her past, and her new destination.
Zengin çocukların evsizlerle yaptığı boks gecelerinin birinde bir evsiz adam maçtan galip çıkar. Zengin çocukları adına para karşılığında evsizleri dövmeye başlayan adamın hikayesi anlatılıyor.
Seçkin festivallerden ödüllerle dönmüş bir yapım ve gerçek bir yaşam öyküsü… Güney Afrika'da yaşayan 10 yaşındaki Sandra (Sophie Okonedo) tipik bir yerli gibi görünmektedir Ancak anne-babası beyazdır; ancak atalarının kökleri, siyahi ırka dayanmaktadır Sandra, beyaz tenli ağabeyinin eğitim gördüğü yatılı okula gönderilir Fakat 'renkli' olduğu için okuldan kovulur Sandra'nın babası Abraham (Sam Neill) bu karara karşı çıkar ve mahkemeye başvurur Bu olay uluslararası bir skandal haline gelir Sandra, ilerleyen yıllarda da ırkçılık sorunuyla sürekli mücadele etmek zorunda kalacaktır.