Yakın gelecek... İnsanlık büyük bir kaos içinde... Hayatını sürdürebilmek için yolu büyük şehre düşen John NADA adındaki kasabalı bir işçi, korkunç bir keşif yapar: Tüm Dünya, başka bir boyuttan gelen ve beyinleri kontrol edebilen insan formundaki uzaylılar tarafından istila edilmiştir! Bu korkunç istilayı önlemek için Nada'nın sahip olduğu silahlar, sadece bir makineli tüfek ve özel güneş gözlükleridir! Acaba Nada, uzaylıların yayın istasyonunu durdurabilecek ve onların gerçek kimliklerini ortaya çıkarabilecek midir? Büyük usta John CARPENTER'dan, artık bir klasik olmuş gerilim/bilim-kurgu türünde karamsar bir gelecek tablosu...
Set against the backdrop of a postapocalyptic Earth whose Eastern Hemisphere was destroyed by a massive solar flare, leaving what life remains mutated from radiation and fallout. The story revolves around a group of treasure hunters who extract such objects as the Mona Lisa, the Rosetta Stone and the Crown Jewels while facing rival hunters, mutants and pirates.
Mickey 17, öldükten sonra kopyasının üretilmesine izin veren bir işçi olarak çalışan Mickey'nin hikayesini konu ediyor. Bir keşif kolonisi, buzul bir gezegen olan Niflheim'daki tehlikeli bir göreve Mickey isimli bir klonu gönderir. Mickey, ölse de yeniden klonlanabilmekte ve geçmişte olanların büyük kısmını hatırlayabilmektedir. Bir görev sırasında Mickey 17'nin kaza geçirerek öldüğü düşünülür ve bu nedenle yeni bir Mickey klonu aktif edilir. Ancak Mickey 17 hayattadır. Bu durum üzerine Mickey 17 ve yeni klonu Mickey 18 arasında büyük bir mücadele başlar.
Repo Man nedir? Yasadışı bir suç örgütü müdür? Ya da "punk hayat tarzı" yaşamayı seçen gençler için en münasip bir meslek midir? Otto'ya sorarsanız ikinci şıktır. Otto, alternatif hayat tarzıyla en uyumlu işi idame ettirmektedir: Oto hırsızlığı! En az kendisi kadar "pislik" arkadaşı Bud'ın önerisiyle girdiği bu yol, kentte aynı mesleği paylaştığı diğer Repo Man'ler ile gireceği rekabet ile giderek hızlanır. Ancak 1964 model bir Chevrolet Malibu arayan Bud ve Otto'yu bir sürpriz beklemektedir. Ayrıca araba, FBI ajanı bir kadın ve ekibi tarafından da aranmaktadır.
Yıl 2057, insanlık güneşin her geçen gün giderek yok olmasını izlemektedir… Bu insanlığın da yok olması demektir. Dünya’nın son umudu Icarus II adlı bir uzay gemisindeki sekiz kişilik erkek ve kadınlardan oluşan Kaptan Kaneda liderliğindeki ekiptedir. Görevleri güneşi tekrar hareket geçirmesi ve beslemesi beklenen bir nükleer başlığı taşımaktır.Bu yolculuk sırasında Dünya ile radio bağlantıları kesilir. Ekip bundan 7 yıl önce aynı amaçla göreve çıkarılan Icarus I’den değişik sinyaller almaya başlarlar. Yaşadıkları garip bir kaza onları görevlerini bir yana bırakıp hayatları için savaşmak zorunda bırakacaktır. Peki ya hepimizin geleceği...