Bridget (Hilary Swank), kardeşi Nicky’nin (Michael Shannon) ısrarı üzerine Chicago’ya gelir. Karlı bir kış gecesi tek başına sokağa fırlayan Alzheimer hastası annelerinin (Blythe Danner) durumu kötüye gitmektedir. Ne yapılacağı konusunda tartışmalar sürerken, ‘hastalıkta ve sağlıkta’ sözüne hala bağlı olan babaları (Robert Forster) eşinden hiçbir koşulda ayrılmak istememektedir.
Sevgilisi tarafından terk edilen bir kadın, eski sevgilisinin gelip eşyalarını almasını bekler. Efendisinin kendisini terk ettiğinin farkında olmayan köpeğiyle bir başına kalan kadın, terk edilmesiyle yüzleşmeye çalışır. Üç günlük bekleyiş süresince sadece 1 kere dışarıya çıkan kadın, bir bidon benzin ve bir balta alır. Bu süreçte kadın, çaresizlik hissinden, umutsuzluğa, türlü ruh halini yaşar.
A young girl tries to help her grandfather, who is suffering from Alzheimer’s, navigate his increasing forgetfulness, and ends up going on a remarkable adventure with him.
Anthony 80 yaşında, biraz huysuz, ısrarla yalnız yaşamak isteyen ve kızının kendisine önerdiği tüm yardımcıları geri çeviren bir adamdır. Ancak kızı artık günlük ziyaretlerini yapamayacağı ve Anthony’nin gerçeklik algısı sarsılmaya başladığı için, bir yardımcı bulmak zorunlu hale gelir. Hafızasının gelgitlerini yaşarken, Anthony kendi kimliğinin ve geçmişinin ne kadarına tutunabilecektir?
Okulda yaşanan trajik bir silahlı saldırının ardından çocuklarının yasını tutan iki kederli ebeveyn içinde bulundukları duygusal boşlukta bir yolculuğa çıkar.
94 yaşındaki Eleanor Morgenstein, en yakın arkadaşının ölümünün ardından hayatını yeniden kurmaya çalışır. Bunun sonucunda, onlarca yıl Florida'da yaşadıktan sonra New York'a geri döner.