Blinded By The Light, Bruce Springsteen’in şarkılarını keşfetmesi ile hayatı değişen bir gencin hikayesini konu ediyor. 1987 yılında Margaret Thatcher’ın İngiltere’nin başında olduğu dönemde geçen filmde, Pakistan kökenli bir genç olan Javed, İngiltere’de Luton’da yaşamaktadır. Geleneklerine bağlı olan babası tarafından yetiştirilen Javed, memleketinde birçok hoşgörüsüzlüğe maruz kalır. Javed’in hayatı, Bruce Springsteen’in müziği ile tanışmasıyla bambaşka bir hal alır. Genç adam, Springsteen’in şarkıları sayesinde hayata dair pek çok şey öğrenir.
Sene 1984. İngiltere, Margaret Thatcher’ın muhafazakar politikalarının etkisi altındadır. Bu politik atmosfer içinde ezilen başlıca gruplardan biri eşcinsellerdir. Ancak en az onlar kadar baskı altında olan bir grup daha vardır; maden işçileri! İlk bakışta hiçbir ortak noktası yokmuş gibi gözüken bu iki grup birbirine yardımcı olabilecek midir? Onur (Pride) lezbiyen ve gey aktivistlerin güçlerini maden işçileri ile birleştirerek, hem politik engelleri, hem de ön yargıları aşmalarının gerçek ve renkli hikayesini anlatan, harika bir İngiliz Sineması örneği.
Alçakgönüllü bir kimyager, aşınmaya ve zorlanmaya karşı dirençli bir kumaş icat eder ve bunu insanlığa bağışlar. Ama hem iş verenler hem de işçiler, bu icadın ekonomik sebepler yüzünden yok edilmesi gerektiğinin farkına varırlar.
Shy sixteen-year-old Stacy Collins can't believe that the most popular guy in school, an attractive athlete named Bobby Tennison, is interested in her. At first she is flattered by his constant attention, but then he becomes possessive and jealous-telling her who she can speak to and what she can wear. Threats escalate into violence when Bobby thinks Stacy has stepped out of line. Soon she is walking on egg shells and living in fear. Having seen the tell-tale bruises, Stacy's best friend convinces her to break things off with Bobby-but in a moment of weakness, Stacy goes to meet him. It will be the last time she is seen alive.