Nola grew up living in a van with her father, Clint—two nomads against the world. When tragedy strikes, Nola must confront the reality of life on the road alone, learning to own her grief, her past, and her new destination.
15 yaşındaki Tyson ilk kez devlet okuluna gittiğinde hayatı sonsuza dek değişir. Tyson, şampiyon maraton koşucusu Aklilu ile arkadaş olur. Otizminin kendisini engellemesine asla izin vermeyen Tyson, babasının onayını kazanma umuduyla ilk maratonunu koşmaya kararlıdır. Beklenmedik bir arkadaşının ve ebeveynlerinin yardımıyla; kendine olan inancı ve ilk adımı atma cesareti ile her şeyin mümkün olduğunu öğrenir.
Robin Wright, büyük bir stüdyodan sinema kimliğini satması için teklif alır. Birebir taratılıp bir örnek çıkarılacak ve yaratılan figür her tür Hollywood filminde kullanılabilecektir. Karşılığında ise oldukça yüklü bir ücret, daha da önemlisi, sonsuza kadar genç kalma olanağı. 20 yıllık kontratın sonunda ise Wright’ı, geleceğin düşsel sinema dünyasında izliyoruz. Yarı kurgu yarı animasyon olan film seyirciyi çizgi dünyası ve gerçeklik arasında bırakıyor.
Jude ve Mina, New York’ta tesadüf eseri tanışıp beraber olmaya başlarlar. Jude’un hareketli kişiliğini Mina sakinliğiyle tamamlayınca, kusursuz ilişkileri evliliğe kadar gider. Ancak bu kusursuz denge, bebeklerinin dünyaya gelmesinin ardından bozulur ve çiftin aslında ebeveynlik konusunda birbirlerinden çok farklı düşündükleri ortaya çıkar. Mina vegan beslenme ve arınmayı bir saplantı haline getirmiştir ve ağır bir diyet yapmaktadır. Üstelik bu diyeti bebeğine de uygulamaya çalışmaktadır. Bebeğin büyüme sorunlarıyla karşı karşıya kaldığını gören Jude, duruma müdahale etmeye çalışır ancak bu bir ölüm kalım savaşına dönüşecektir.