Azeri bir Müslüman ile Gürcü bir Hristiyanın ilişkisini beyaz perdeye taşıyan Asif Kapadia’nın son filminin başrollerini Adam Bakri ve María Valverde üstleniyor.
Gerçek mutluluk, başarı ve aşkın ne olduğuna dair yıllarca anlaşmazlıklar yaşayan Dave ve Clarice Johnson, sonunda evliliklerini bitirme noktasına gelirler. Clarice bir araba kazası geçirdiğindeyse içine attıkları ortaya çıkar. Aralarındaki farklılıklar, Clarice’in fiziksel terapi görmesiyle daha çok artmıştır. Dave de Julie ve oğlu Bryson ile vakit geçirmeye başlar. Dave, onlarda bulduklarıyla bir aile olmanın ve tutkulu bir eşin özlemini duymaya başlamıştır. Hayatlarında yaşanan bu değişikliklerle Dave ve Clarice, artık birbirlerine ettikleri yeminin kolayca bozulup bozulmayacağıyla yüzleşmeleri gerekmektedir.
Travmatik bir trafik kazası, evli çift Adrienne ve Matteo'nun sonsuza kadar ayrılmasına neden olur. Ama ölüm aslında bir son değildir. Kendilerini sürreal olayların içerisinde bulurlar. Bu sırada birbirlerini sevdikleri anıları yeniden canlanır ve şimdiki zamanın ezici ağırlığıyla yüzleşmek zorunda kalırlar. Sevgilerini yeniden keşfetmek ve yaralarını sarmak zorundadırlar.
Ortaçağ koşullarının hüküm sürdüğü katı bir rahibe okulunda, on yedi yaşındaki Lisa kendini bir tutsak gibi hissetmektedir. Yatılı okulun yakınında, hükümlüler için bir gözaltı kampı bulunur ve burada küçük bir suçtan dolayı dokuz aylığına hapsedilen genç mahkumlardan biri de Joe'dur. Tamamen farklı bu iki genç bir şekilde karşılaşır...
1941'de, 16 yaşındaki bir hevesli sanatçı ve ailesi, Stalin'in Baltık bölgesinin acımasızca parçalanması arasında Sibirya'ya sürüldü. Bir kızın sanat tutkusu ve bitmeyen umutları, tarihin sessizliğini kıracak.