Alan, scrabble oyunu yüzünden tartıştığı ve evi terkeden favori oğlunu bıkmadan aramaktadır. Kalan oğlu Peter ise, hiç kazanamayacağı bir rekabete girmiştir.
İki gencin yaşadıkları üzerinden, fütürist, mimar ve mucit R. Bucminster Fuller'in inanılmaz hayat hikayesine tanıklık ediyoruz.Peter Livolsi'nin kamera arkasında yer aldığı yapımın başrollerinde, Asa Butterfield, Alex Wolff ve Nick Offerman'ı izliyoruz.
Charlie, 20'lerinde, annesi ve üvey babasıyla birlikte yaşayan ve hayattan pek bir beklentisi olmayan bir gençtir. Üvey babası, ciddi ilişkisi olan bir kıza aşık olunca, durumlar biraz karışacaktır. Ciddi bir ilişkisi olan Amber'la tanışınca, hayatını tekrar sorgulamaya ve ona ilgi duymaya başlar.
Şehre bir güzellik gelir! Türkiye’nin güneydoğusunda, herkesin ve her şeyin “uzağında” küçük bir masal sehrinde geçer hikaye. 1980 yılının yaz ayları... Tüm ülke siyasi bir kaosun içindedir. Siyasi şiddet ülkeye egemendir. Sağda ve solda onlarca değişik fraksiyon türemiştir. Bu anlaşılmaz saçma, acıklı ve komik “anarşik” atmosfer “Vizontele” şehrine çok başka ve kendine özgü biçimde yansımıştır. Güner Sernikli bu uzak şehre sürgün edilmiş bir devlet memurudur. Her şeyin saçma bir rota izlediği günlerde Sernikli ailesi uzun ve çileli bir yolculuğun sonunda “Vizontele” şehrine gelirler. Sernikli Ailesi, o yaz şehre sanki bir hediye paketi gibi gelir. Güner bilgiyi, Tuba güzelliği, saflığı ve bizzat aşkı getirir. Evet, o yaz şehre çok güzel şeyler gelmiştir ama uzun süre kalamamıştır.