"River of Hope" tells the story of how a former slave Mary Barnes Cabell and her children helped found the first college for African Americans in West Virginia. Based on true events.
1831’de, köleliğin en ağır işlediği Virginia’da kölelerin isyanının başını çeken Nat Turner hakkındaki bu sert film, ilk gösterimini Sundance Film Festivali’nde yaptı. Film, sahibinin zoruyla, ülkeyi gezmek zorunda bırakılan köle Nat’in bu süreçte düzene karşı hınçlanarak silahlı bir isyana önayak olmasını anlatıyor. Oyunculuktan gelen yönetmen Nate Parker, hem İzleyici Ödülü hem de Büyük Jüri Ödülü kazandığı Sundance'te gösterildiği anda yılın sinema olaylarından birine dönüşen bu ilk filminde ülkesini tarihle yüzleştiriyor. Görsel tercihleriyle de dikkate şayan filmin adı DW Griffith’in 1915 yapımı aynı adlı filminin ırkçı yaklaşımına bir gönderme sayılıyor. Yönetmen, senarist ve yapımcı Nate Parker, filmde başrolü de üstleniyor. Uluslararası prömiyerini Toronto Film Festivali’nde yapacak olan The Birth of a Nation, daha şimdiden Oscar için konuşulan filmler arasına girdi.
1841'de New York'ta yaşayan Solomon Northup, kendisini müziğe adamış siyahi bir adamdır. Ailesiyle birlikte yaşayan Solomon, özgür yaşayan ve istediği şeyleri yapabildiği için mutlu bir adamdır. Fakat bir gün bir müzik işi için 2 adam ile tanışır ve çalışmak için Washington'a gider. İnandığı medeni dünya alt üst olur çünkü kendisini kaçırıp Güney'de bir çiflikte köle olarak çalışması için satarlar. Özgürlüğünü korumak için verdiği tüm emekler ve mücadele yerle bir olmuş, hayatı kabusa dönmüştür. Bu cehennemde Solomon acıyı, şiddeti, küçük düşürülmeyi yeniden öğrenecek ve isyan etmeye cesareti olmayan br grup insanın umutsuzluğuna şahit olacaktır. Sevdiklerini ve hayatını geri almak için ne yapması gerektiğini kesinlikle bulmuştur...
1860'lı yıllarda, son derece bağımsız olan Fransız-Kanadalı Vivienne Le Coudy, Danimarkalı göçmen Holger Olsen ile birlikte, Nevada'nın tozlu Elk Flats kasabasında bir hayat kurma yolculuğuna çıkar. Holger, büyüyen İç Savaşta Birlik için savaşmaya gitmeye karar verdiğinde, Vivienne kendine yetmek zorundadır; bu, yolsuz bir belediye başkanının kontrolündeki bir kasabada kolay değildir.
1963'te Mississippi'de sivil haklar mücadelesi veren Medgar Evers, beyaz üstünlükçü Byron De La Beckwith tarafından öldürülür. İki ayrı duruşmada, tamamı beyaz jüriler Beckwith'i beraat ettirir. 1990'larda savcı Bobby DeLaughter, Evers'in eşi Myrlie'nin ısrarlı çabaları sonucu davayı yeniden açar. Kayıp kanıtların peşine düşen DeLaughter, Mississippi'nin ırkçı geçmişi ve kurumsal engellerle mücadele eder. 1994'te toplanan yeni jüri, 30 yıl sonra Beckwith'i suçlu bulur ve ömür boyu hapis cezasına çarptırır.
Whoopi Goldberg'in Myrlie Evers portresi ve James Woods'un Beckwith yorumu, filmin en çarpıcı unsurları arasında yer alır. Amerikan adalet sisteminin karanlık bir dönemine odaklanan yapım, geç de olsa adaletin sağlanabileceğini gösterirken, ırkçılıkla mücadelenin zorlu sürecini gözler önüne seriyor.
Robert G. Shaw, Amerikan İç Savaşı'nda Amerika Birleşik Ordularında zencilerden oluşan bir alayın başına liderlik etmesi için atanmış bir komutandır. Siyahlara karşı yapılan ayrımcılığa ve köleliğe karşı da olan bu savaş, tüm alay için oldukça zorlu bir sınavdır.Düşman ordularının, zenci askerlerden oluşan bu birliğin kumandanının öldürülmesi emrinin yanında, birliğin kendi askerleri arasındaki olaylar da, Robert G. Shaw'un üstesinden gelmesi gereken sorunlar arasındadır.Amerikan İç Savaşı'nda savaşmış Robert G. Shaw'un ailesine yazmış olduğu mektuplardan derlenerek sinemaya aktarılmış Zafer, hem Edward Zwick filmografisinin hem de sinema tarihinin önemli filmleri arasında yer alıyor. Tüm oyuncu kadrosunun başarılı performanslarının yanında, Denzel Washington'ın olağanüstü oyunu ile En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Oscar'ını kazandığını da ekleyelim.