Newark'lı, imkânları kısıtlı, yetenekli bir genç siyah adam Yale Üniversitesi'ne girer; ancak geçmişindeki gölgeler ve adaletsizlikler geleceğini tehdit etmeye başlar.
Yıl: 1978 Yer: Ohio, Richfield kasabasındaki Revere Lisesi. 18 yaşındaki Jeffrey liseden mezun olmak üzeridir ama tüm eğitim hayatı boyunca garip ve tuhaf bir çocuk olarak görülmüştür. Ne çok fazla arkadaşa sahip olabilmiş, ne de insanlar tarafından normal biri olarak kabul edilmiştir. Aile yaşamı da sosyal ilişkileri kadar hasarlıdır. Paranoyak bir kişilik bozukluğu yaşayan annesi ve pasif-agresif babasının her gün bitmek bilmeyen kavgaları arasında küçük erkek kardeşi David ile var olmaya çalışmaktadırlar. Babasının kendisinde gördüğü ve korktuğu dürtüleri oğlunda da görüyor olmasının yarattığı endişe ile, Jeffrey‘nin daha normal bir çocuğa dönüşmesini istemektedir. Çocukluğundan beri yolda bulduğu hayvan ölüleri üzerinde çalışmalar ve incelemeler yapmaya meraklı olan Jeffrey, babasının kaygıları sebebiyle sevdiği şeyi bırakmaya zorlanmış ve babasının isteği üzerine daha sosyalleşmeye çalışmakta ve biraz olsun arkadaşlık ilişkileri geliştirmeye başlamıştır.
Birbirlerinden farklı ama ortak olarak hayattan beklentileri olmayan karakterle dolu koca bir sınıf öğrencinin arasında idealist duygularla öğretmenlik yapmaya yeni başlayan Erin'in işi, sandığından da zordur. Farklı ırk ve toplum katmanlarından gelen öğrenciler için okul, sadece yaşları gereği orada bulunmaya katlanmaları gereken bir yerdir.Erin, kendince yöntemlerle onlara yakınlaşmaya çalışsa da bu niyeti daha da büyük tepkilere yol açar. Çünkü öğrenciler, hayatta yüzleştikleri ırksal ve toplumsal acı gerçekleri farkına vararak öğretmenlerinin saf idealizmi bırakmasını isterler. Zaman içinde onlarla iletişim kurmayı başaran Erin, herbiri birbirinden farklı hikayesi olan bu gençleri, kendi hikayelerini yazmaları ve bunu da birbirleri ile paylaşmaları konusunda cesaretlendirir. Basit bir günlük işlevi görmenin ötesine geçen bu yazılar, öğrencilerin hayata tutunmalarını sağlayan bir araca dönüşecektir.
Aşırı yoksul bir bölgede büyüyen 16 yaşındaki Starr artık banliyödeki özel bir hazırlık okuluna gitmektedir. Bir gün en yakın arkadaşı Khalil (Algee Smith) suçsuz yere bir polis cinayetine kurban gider. Toplumun her kesiminden baskı görmeye başlayan Starr, kendi sesine kulak vermeli ve doğru olduğunu düşündüğü şeyi savunmalıdır.
Eski bir donanma piyadesi olan ve Yale'de hukuk bölümünde okuyan Güney Ohiolu J.D. Vance, hayallerindeki işe girmek üzeredir. Ancak ailevi bir kriz onu hafızasından silmeye çalıştığı memleketine geri dönmek zorunda bırakır. J.D. hem Appalachi yerlisi ailesinin karmaşık ve dinamik yapısında hem de madde bağımlılığıyla mücadele eden annesi Bev ile arasındaki istikrarsız ilişkide yolunu bulmak zorundadır. Onu yetiştiren güçlü ve zeki büyükannesi Mamaw'ın anılarından güç alan J.D. çıktığı bu kişisel yolculukta ailesinin onun üzerinde bıraktığı kalıcı izi kabullenmeyi öğrenir
Teksas'ta, siyahi öğrencilerin çoğunlukta olduğu Wiley College'de profesör olan Melvin B. Tolson'un gerçek yaşam hikayesi. Profesör Tolson, eğitim eşitliğinden fazla yararlanamayan öğrencilerinin gelişimine katkı için bir tartışma grubu kurmaya karar verir. İlk başta ifade güçleri sınırlı olan bu öğrenci topluluğu, giderek kelimelerin gücünü öğrenmeye başlar. Kendi dönemlerindeki toplantılarda yükselmeye başlayan Wiley Koleji tartışma grubu bir süre sonra Harvard'ın en güçlü rakibi olacaktır.