A genius music director, Damodaran, sinks into depression when his wife dies and his son, Krishna, becomes an alcoholic due to heartbreak. An old friend, Dr Priya, helps him with all his problems.
Ghost is an ideological musician and leader of a jazz band who would rather play his blues in the park to the birds than compromise himself. His peripatetic performances lead him to cross paths with a singer, while his masculinity is thrown into question following a violent brawl.
In 1950s Alabama, the owner of the Honeydripper juke joint finds his business dropping off and against his better judgment, hires a young electric guitarist in a last ditch effort to draw crowds during harvest time.
Yedi yaşında küçük Bobby'nin kalbi geçirdiği ateşli romatizma sonucu hasar gördü. Öyle ki onbeş yaşını bile görmesi beklenmiyordu. Ailesi bütün enerjisini onun bakımına harcadı. Zayıf kalbi hayatında gözardı edilemeyecek bir gerçekti ama eski bir şarkıcı olan annesi Polly oğlunu hayatın bambaşka bir gerçeği ile daha tanıştırdı: müzik. Müzik zamanla Bobby'nin hayatla yaptığı bir anlaşma oldu, onu yıldızlığa taşıdı. Amerika'nın favori gösterilen genç oyuncusu Sandra Dee (Kate Bosworth) ile hayatını birleştirdi. Zamanla Bobby'nin engellenemez hırsı özel yaşamını zehirlemeye başladı. Bunalımlı geçen uzun bir dönemin ardından Bobby ailesi, arkadaşları, olağanüstü yeteneğinin farkına vararak sonunda kim olduğunu keşfetti ve yaşamın onun için ne kadar değerli olduğunu.
Pierre Dulaine gönüllü olarak bir grup cezalı öğrenciye salon dansı veren Manhattanlı bir dans öğretmenidir. Öğrenciler ilk başlarda Dulaine’in orada bulunma sebebini öğrenince ona karşı oldukça şüpheli yaklaşırlar. Ancak Dulaine’nin değişmeyen tavrı ve dansa olan bağlılığı sayesinde yavaş yavaş uyguladığı programı takip etmeye başlarlar. Hatta zaman geçtikte aldıkları eğitimi bir adım ileri götürerek Dulaine’nin klâsik dansı ile kendi tarzları olan hip hopu birleştirerek ortaya eşsiz bir karışım çıkartırlar. Belli bir süreden sonra Dulaine bu grubun sadece dans hocası değil, aynı zamanda akıl hocası olacaktır. Hayatları boyunca herhangi bir şeyle mücadele etmemiş olan bu grubu prestijli bir salon dansları yarışmasına katılmaya ikna edecektir...
Rhea, Güney Asya kültürünü ve kendi dünyasını kattığı DJ şarkıları yapmak istediğini fark eder. Rhea'nın hayatı birkaç arkadaşı, okul sonrası kodlama kulübü, ailesinin Hint restoranı ve sıkı sıkıya bağlı, birçok kuşağı barındıran ailesi etrafında dönmektedir. DJ Max'ı dinlediğinde her şey değişir ve uzun zaman önce kaybettiği müzik tutkusu yeniden alevlenir. Rhea, parça yapmaya ve müzik üretmeye doğal bir yatkınlığı olduğunu keşfeder, ancak içindeki gerçek yeteneği bulabilmek için biraz cesarete ihtiyacı vardır.
Gerçek bir olaydan yola çıkılarak senaryolaştırılan film, usta Macar yönetmen Istvan Szabo'nun imzasını taşıyor. Film, yönetmenin başyapıtı Mephisto ile de benzerlikler taşıyor. Totaliter bir rejimde, sanatını yapmaya çalışan Wilhelm Furtwangler'in hikayesini anlatan film, bir sanatçının politik ve toplumsal sorumluluklarının nerde başlayıp nerde bittiğini sorguluyor. Nazi zulmünün hüküm sürdüğü Almanya'da, sadece sanatına odaklanmaya çalışan ünlü şef Wilhelm Furtwangler, politik gerçekleri ve toplumsal sindirilmişliği görmezden gelerek yanlış mı yapmıştır? Film, vizyona girmeden önce Avrupa Filmleri Festivali'nde de gösterilmiş ve oldukça beğeni toplamıştı.