Nina Geld (Mary Elizabeth Winstead) kariyeri yükselişte, ateşli, ortalığı kırıp geçiren ama yakında özel hayatı yerle bir olacak olan bir stand-up sanatçısıdır. Baş belası olan eski sevgilisinden kaçmak ve hayatını değiştirecek olan seçmelere hazırlanmak için Los Angeles'a giden Nina, orada sahip olduğu önyargılarını hiçe sayan Rafe (Common) ile tanışır.
Amerikan tarihindeki önemli olaylardan birine güncel bir bakış açısı getiren Demir Çeneli Melekler, Amerikan kadınlarına oy hakkı kazandırmak için hayatlarını riske atmaktan kaçınmayan ve Hilary Swank'ın canlandırdığı cesur, başarılı ve genç eylemci Alice Paul ve Frances O'Connor tarafından canlandırılan Lucy Burns'ün gerçek yaşam hikayelerini anlatıyor.
In a suburban landscape, the lives of several families interlace with loss, despair and personal crisis. Esther Gold has lost focus on all but caring for her comatose son, Paul, and neglects her daughter and husband. Lawyer Jim Train is devoted to his career, not his family. Helen Christianson wants to find a new spark in life, while Annette Jennings tries to rebuild hers.
Binlerce mil uzakta bile anne ile oğul arasındaki ilişki asla bozuk olamaz. Annesi ile dokuz yıl görüşmeyen Carlitos umutludur. Rosario ile birlikte her ikisi de yeni bir yaşam kurmak için A.B.D.'ne gitmişler ancak Rosario daha parlak bir gelecek için olağanüstü bir mücadeleye girer. Ancak Carlitos Rosario'yu bulmak için bir yolculuğa çıkar. Eleştirmenler bu şekildeki bir anne oğul ilişkisinden övgü ile bahsediyorlar. Zamanımızda tüm toplumlarda azalan ebeveyn ve çocuk ilişkisini güçlü şekilde anlatan bir öykü.
Ramon sıradan bir hayat sürdüren bir adamdır. Hayatında en sevdiği şey ise bir zeytin ağacıdır. Bu ağaca çok bağlı olan Ramon, yeni bir iş kurmak istemektedir. Ancak bunun için yeterli sermayesi yoktur. Yeterli sermayeyi oluşturmak adına çok sevdiği zeytin ağacını hiç istemese de satmak zorunda kalır. Üzülerek zeytin ağacını satar ve bir restoran açmak için çalışmalara başlar. Restoranını açar ve çalışmaya başlar. Aradan yıllar geçse de zeytin ağacını satmasının üzüntüsünü be pişmanlığını bir türlü üzerinden atamaz. Dedelerinin çok üzüldüğünü gören torunları bunu engellemek için zeytin ağacını bulmaya karar verirler. Bu karar üzerine yola çıkan torunlar amaçlarına ulaşıp dedelerini mutlu edebilecekler midir?
Milyoner bir girişimci ikonik bir film çekmeye karar verirse kesinlikle en iyisini talep eder. Ünlü film yapımcısı Lola Cuevas bu tutkulu projeyi çekip çevirecek ve yürütecek kişi olarak görevlendirilir. Filmin başrollerinde ise çok büyük yeteneğe (ve yeteneklerinden de büyük egolara) sahip olan iki oyuncu vardır: Hollywood’un yakışıklı ve ünlü oyuncusu Félix Rivero ve radikal bir tiyatro oyuncusu olan Iván Torres. İkisi de büyük birer efsane olsalar da muhteşem bir arkadaşlıkları olduğu söylenemez. Lola’nın giderek daha da garipleşen girişimleri sonucunda Félix ve Iván sadece birbirleriyle değil, aynı zamanda kendi miraslarıyla da yüzleşmek zorundadır. Kameralar kayda başladığında sahnede kim kalacak?