King Arthur faces his doom as his kingdom is undermined from within by the love of his queen for Sir Launcelot, and the treachery of Mordred, his son born of incest.
Hayatını kılıcıyla kazanan Lancelot’un güzeller güzeli Lady Guinevere ile karşılaştığı gün onun bir anlamda kaderinin de mühürlendiği gün olur. Lady Guinevere’i bir saldırıdan kurtaran ve ilk görüşte ona aşık olan Lancelot kısa bir süre sonra yeniden karşılaştıklarında güzel kadının kalbini kazanmak için her şeyi yapmaya hazır olduğunu anlayacaktır. Ne var ki farkında olmadığı bir ayrıntı vardır. Lady Guinevere İngiltere’nin en kudretli adamının, Kral Arthur’un nişanlısıdır. Kral tarafından yuvarlak masa şövalyeleri arasına davet edilen Lancelot bir yandan bu son derece onurlu görev için hayatını bile feda edecek kadar bağlılık duyarken, bir yandan da kalbine söz geçiremeyecek denli aşıktır.
The plot of his illegitimate son Mordred to gain the throne, and Guinevere's growing attachment to Sir Lancelot, threatens to topple King Arthur and destroy his "round table" of knights.
Uthur Pendragon'a, büyücü Merlyn tarafından gizemli kılıç Excalibur veriliyor. Uthur ölürken kılıcı bir kayaya saplıyor. Bu kılıcı oradan çıkartacak adam, İngiltere kralı olacak..Kral Arthurun bildik hikayesini alabildiğine farklı bir anlatımla beyazperdeye taşıyan yapım,görüntüleriyle Oscar adaylığına kadar yükselmişti.
Londra sokaklarında büyümüş Arthur (Charlie Hunnam), efsanevi kılıç Excalibur'u saplandığı yerden çıkarana dek kral soyundan olduğunu hiç bilmemiştir. Ancak iş kılıcı çıkarmakla bitmez, kılıcı doğru kullanmayı da bilmesi gerekmektedir. Ancak bu şekilde ailesini katlederek tahta çıkan acımasız amcası Vortigern'i (Jude Law) yenmesi mümkün olabilecektir.
In medieval England, Anne and her domineering mother-in-law Morwen struggle to survive on the outskirts of society. But when a man from Anne's past returns from war, a curse begins to take shape through a mysterious knight and threatens to destroy them all.
Büyülü bir şatoda yaşayan bir prenses, babası tarafından acımasız bir sosyopatla nişanlandırılır. Ancak tüm prenses normlarıyla yüzleşerek istemediği bir evliliği gerçekleştirmeyi kabul etmez. Nişanlısıyla evlenmeyi reddedince, kaçırılır ve babasının şatosunun uzak bir kulesine kapatılır. Babasının tahtını gasp etmekten asla vazgeçmeyen, kinci ve hor görülen bir talibiyle karşılaştıktan sonra prenses, onunla birlikte kendisini, ailesini ve krallığı kurtarmak için harekete geçer.