Bunu izleyenlerin sonra izlediklerinden seçildi.
Film7.6Rehberimiz Scorsese, rotamız İtalya. Ünlü yönetmenin sinema aşkının ifadesi bu film, İtalyan sinemasının klasik döneminden Rossellini ve De Sica’nın neo-realizmine, oradan da Visconti, Fellini ve Antonioni’nin modern sinemasına geçerek İtalyan sinema tarihinin kliplerle dolu bir özetini veriyor.
Film8.4Artık ünlü bir yönetmen olmuş Salvatore, 30 yıl sonra bir arkadaşının öldüğü haberi üzerine doğduğu kasabaya geri döner. Kasabaya geldiğinde eski anıları canlanan Salvatore, Cinema Paradiso adlı sinemada projeksiyoncu olarak çalışan Alfred ile ilişkilerini hatırlar. Küçük bir çocuk olan Salvatore, günlerini Alfred'in yanında geçirmekte, filmlerle ilgili konuşmakta ve Alfred'in sinema konusunda deneyim ve bilgilerinden yararlanmaktadır. Babacan tavırlarıyla Salvatore'nin hayatında önemli bir yere sahip olacak Alfred sayesinde sinemaya olan aşkını ve tutkusu keşfedecektir.
Film8.2Bruno, tatlı hayatların temsilcisiyken; Roberto ise genç bir hukuk öğrencisidir. Bruno, hedonist (içki, sigara, biri eşi olmak üzere güzel kadınlar…) ve rahat bir karakterken; Roberto ise mahçup ve tutuktur. Sıcak bir yaz gününde geçen öykü, hayalet şehre benzeyen Roma’da bir tesadüf sonucu tanışan ayrı dünyaların insanı bu iki adamın “yolculuğu” etrafında şekillenir: Bruno’nun arabasıyla çıktıkları Toscana yolunda çeşitli “kesimden” insanlarla karşılaşırlar; muhtelif konular üzerine hafif sohbetlerde bulunurlar; birbirlerinin ailelerini ziyaret etme fırsatı yakalarlar.
Film7.1In a series of simple and joyous vignettes, director Roberto Rossellini and co-writer Federico Fellini lovingly convey the universal teachings of the People’s Saint: humility, compassion, faith, and sacrifice. Gorgeously photographed to evoke the medieval paintings of Saint Francis’s time, and cast with monks from the Nocera Inferiore Monastery, The Flowers of St. Francis is a timeless and moving portrait of the search for spiritual enlightenment.
Film8.0Mussolini'nin İtalya'sında, faşizmin yükselişi sırasında geçen filmde, babasının beklentilerini karşılamaya çalışan kukla çocuk Pinokyo’nun aşk ve itaatsizlik hikayesi anlatılıyor. Gerçek bir çocuk olmayı hayal eden tahta kukla hakkındaki ünlü Carlo Collodi masalının karanlık, çarpık bir yeniden anlatımı.
Film6.0Sene 1976. Gilderoy, İtalyan korku ustası Santini’nin son filminin ses kayıtlarını düzenlemek için kiralanır. Zaman ve gerçeklik değiştikçe, ses sarmalında boğulan Gilderoy, kişisel karmaşası içinde kaybolur. Akıl sağlığını koruyabilmek için kendi şeytanlarıyla yüzleşmek zorunda kalacaktır...
2012 · 411 votes
Kimler oynuyor. Birine dokun, başka nelerde oynadığını gör.
