Kimler oynuyor. Birine dokun, başka nelerde oynadığını gör.
Bunu izleyenlerin sonra izlediklerinden seçildi.
Film7.6Yetenekli bir kemancının seçkin bir aileye özel ders verme işi, geçmişte ailenin reisiyle bağlantıları olduğunu fark etmesiyle akıl sağlığını koruma ve ardından hayatta kalma mücadelesine dönüşür.
2026 · 75 votes
Film6.9Woody Allen filmografisi içinde mütevazi, ama iyi bir yer tutan küçük ve oldukça sempatik bir film. Siyah-beyaz film, Allen'ın bir sanatçı olarak her zaman varolan yaratma komplekslerini en çok dışavuran film olarak biliniyor. Fellini'nin unutulmaz filmi "Sekiz Buçuk"a bir gönderme niteliğindeki filmde ünlü bir sinema yönetmeni olan Sandy, Stardust Oteli'nde düzenlenen bir festivale katılır. Bunalımın eşiğindeki sanatçı burada da hayranlarının ve eleştirmenlerin tacizinden bir türlü kurtulamaz. Üstüne üstlük içinde gitgide artan korku ve komplekslerle karşılaşarak zor günler geçirmektedir. Sandy, festival süresince hayatını ve yaptığı işleri bir kez daha gözden geçirecektir.
Film6.5Annabel Cotton (Mia Wasikowska) güzel, doğaya ve yaşama yürekten bağlı ama ölümcül kanser hastası olan bir genç kızdır. Enoch Brae (Henry Hopper) ise ailesini bir trafik kazasında kaybettikten sonra yaşamayı yük gibi gören, her şeyden usanmış genç bir adamdır. Farklı kişiliklerde görünen bu iki genç insan tesadüfen bir cenaze töreninde tanışırlar ve farkında olmadan ortak bir hayat deneyimini paylaşırlar. Enoch, Annabel'in ömrünün gitgide kısaldığını öğrenince geriye kalan vaktinde onu mutlu etmeye adar. İkisi birlikte kaderi, öfkeyi, acıyı ve gençliği ardından da ölümü sorgulayacaklardır... Kuralları şimdi onlar koyarlar ama Annabel'in zamanı da hayran olduğu doğa dengesi karşısında hızla tükenmektedir...
Film6.4Saint-Georges Şövalyesi besteci Joseph Bologne'un sıra dışı hikâyesinden esinlenilmiştir. Afrikalı bir köle ile Fransız bir çiftlik sahibinin gayrimeşru çocuğu olan Bologne ünlü bir besteci, kemancı ve eskrimci olarak Fransız toplumunda beklenmedik noktalara ulaşırken talihsiz bir aşk ilişkisi yaşar ve Marie Antoinette ve saray halkıyla ters düşer.
Film7.3Genç bir mimar olan Dawson Gage, en yakın arkadaşı London Quinn'i kaybetmenin şokuyla sarsılır. Acılı Dawson, daha anne karnındayken ayrılan London'ın gizli ikiz kardeşini bulmak için zorlu bir arayışa sürüklenir. Ancak, bu süreçte Dawson'a âşık olabileceği aklına hiç gelmez.
Film7.9Phillip Glass'ın unutulmaz müzikleriyle belleklere çakılan Koyaanisqatsi, görüntülere dair bir festivali çağrıştırıyor. 1983 yılı itibariyle devrim niteliğinde olan film hayatın imgesel dengesine(ve dengesizliğine) yakılan bir ağıt niteliğinde. Görüntüden görüntüye geçerek, sonunda tüm görüntülerin tek bir görüntünün yansımasından ibaret olduğunu ispatlamaya çalışan film, tabiat bilimleriyle ve sosyal-antropolojiyle bağlarını sıkılaştırıyor.