1792. Louis XVI, his wife Marie Antoinette, and their children have been arrested and imprisoned in the Tour du Temple, a sinister chateau in Paris, awaiting their trial. Far from the splendour of Versailles, they are isolated and vulnerable for the first time in their lives.
Antonia Fraser’ın çok satan kitabından, Sophia Coppola tarafından beyazperdeye uyarlanan film, tarihin en ünlü kadın figürlerinden birine, Fransa kraliçesi Marie Antoinette’in dramına odaklanıyor. Dönemin politik ve siyasi şartları gereğince Fransa kralıyla evlendirilen genç Avusturya kraliçesi Marie Antoniette, yaşamını sürdüreceği bu yeni hayat düzeninde çeşitli zorluklarla karşılaşıyor. Kayıtsız ve ilgisiz bir kocaya sahip olan genç kraliçe, Versailles sarayının ihtişamlı gölgesi altında çeşitli siyasi oyunlara ve politik hesaplaşmalara tanık oluyor.
Genç kraliçe bu alışık olmadığı düzende mücadele etmenin yolunu uçarı partilerde ve tehlikeli dostluklarda ararken, film kadın başrakarakterini tüm insansı halleriyle ele alıp alışılmışın dışında bir Marie Antoniette portresi çiziyor.
Yıllardan 1682. Güçlü iradeli ve yetenekli bir peyzaj mimarı Sabine De Barra, mesleğini Fransa’nın kırsal kesiminde icra etmektedir. Bir gün beklenmedik bir davet gelir. Sabine, Kral 14.Louis’nin sarayında çalışmak için görüşme gerçekleştirir. Kral’ın tasarımcısı Andre Le Notre, Sabine’in karakteristik gözlerinden ve ileri görüşlülüğünden rahatsız olur, ancak yinede Sabine’in Versay Sarayı’ndaki ana bahçelerden birini dizayn etmesi için seçer. Geçen süre zarfında La Notre, Sabine’nin yönteminin içindeki küçük karmaşayı tanımaya başlar.
Serge Tanneur is at the pinnacle of his acting career when he decides to turn his back on show business and become a hermit living off of France’s Atlantic coast. Three years later, Gauthier Valence, a beloved TV actor, shows up on the island to offer Serge a role in his directorial debut – a rendition of Molière’s classic play, “The Misanthrope”. Serge refuses at first, but then suggests that they rehearse the first scene and after five days he’ll decide if he wants to dothe play or not. What ensues is a battle of brawn and wits and peculiar encounters with a hotel maid who longs to be a pornstar and an Italian divorcée.
Gerçeğin, güzelliğin, özgürlüğün ve aşkın kutlamasının yapıldığı 1900'lü yılların göz alıcı, parlak fakat kötü şöhretli gece kulübünün adıdır Moulin Rouge... Satine, bu gece kulübünün parıldayan elması, en güzel yıldızı ve şehrin en tanınmış fahişesidir. Ama gece kulübünü finanse edecek zengin bir adamın takıntısı olmakla, gerçekten aşık olduğu beş parasız bir şair arasında seçim yapmak zorunda kalacaktır.
Bir akşam yemeğindeki konukları karakterize ederek zengin ve sonradan görme yeni zenginlerin yalancılığını ve süse düşkünlükleriyle kendilerini beğenmişliklerini yansıtmaktadır.