Fransa’nın güneyindeyiz… Yaz tatilinde kendi okulunun duvarlarını boyayan on dört yaşındaki Nour bir arya söylendiğini duyar ve opera sanatçısı Sarah ile böyle tanışır. Nour’un hem yeteneği hem de ailesinden dolayı müzik tutkusu vardır.
A poor, struggling South Carolinian mother and daughter face painful choices with their resolve and pride. Bone, the eldest daughter, and Anney her tired mother, grow both closer and farther apart: Anney sees Glen as her last chance.
Ülkesinde genellikle yetişkinlere hitap eden kitaplarıyla dikkat çeken genç bir kadın yazar, son zamanlarda hayatında değişikliklerle karşı karşıya kalacaktır. Ek iş olarak yerel bir gazetede editörlük göreviyle parasını kazanmaya çalışan genç kız, zamanla hayatına erkeklerin girmesiyle çok zor bir hal alacaktır. Genç bir kadının etrafında gelişen olayları dramatik bir yönle bizlere aktaran The Girl in the Book filmi kısıtlı kadrosuyla iyi işler başaran filmlerden birisi olarak dikkat çekiyor.
Oğlunun ölümü üzerine kederle başa çıkmak için bir çaba sarf etmek için derin güneyin arka yollarını dolaşan bir anne hakkında dokunaklı, lirik bir tiyatro. İlerlemek için bir yol bulmak için içe bakan bir acı ve affın hikayesi.
Amber Appleton, bir otobüste yaşamaktadır. Annesinin erkek arkadaşının onları kovmasından sonra Amber, annesi ve sadık köpekleri Boby Big Boy ile birlikte, annesinin kullandığı okul otobüsü ‘Hello Yeloow’un arkasında kamp kurarlar. Umut ve iyimserlik prensesi olan Amber, kötü şeyleri kafasına takmamaktadır. O artık, alkolik annesi ve arkadaşlarının hayatını kurtarmaya odaklanır.