İki çocuğunu yanına alıp, kendisine şiddet uygulayan kocasından kaçarak New York’a gelen Clara, tıpkı onun gibi zor zamanlardan geçen dört kişiyle tanışır: Sinir krizinin eşiğinde bir hemşire olan Alice, işlemediği bir suçla lekelenen Mark, avukatı John Peter, hayatta hiçbir amacı olmayan genç Jeff ve ailesinden kalan restoranı ayakta tutma mücadelesi veren, hayalperest Timofey. Görünüşte sıradan ama dünyaları apayrı insanların New York’ta karşılaşmalarının ve birbirlerine tutunmalarının hikayesi.
Set in a warm summer in 1990 in former East Germany, it follows a young woman who begins a relationship with a charismatic farmer who is twice her age.
Yıllardır birbirleriyle konuşmamış olan çocukluk arkadaşları Heather (Naomie Harris) ve Carla (Natalie Dormer), geçmişi arkalarında bırakmak için buluşmaya karar verir. Ama kısa süre sonra Heather'ın gerçek niyeti ortaya çıkar: Carla'nın birini öldürmesini istemektedir. İkili plan yaparken karanlık sırlar gün yüzüne çıkar. Heyecanlı ve beklenmedik sonuçlar doğurur.
Savaştan sonra bir ıslahevinde yaşamını sürdüren Siggi Jepsen, Almanca dersi için "Görev Tutkusu" konulu makale yazmak zorunda olsa da hiçbir fikri yoktur. Ertesi gün bir hücreye kilitlendiğinde, İkinci Dünya Savaşı sırasındaki çocukluğunun anıları yeniden canlanmıştır: Polis memuru babası Jens Ole Jepsen, dost canlısı dışavurumcu ressam Ludwig Nansen'e 1943'te bir "profesyonel diskalifiye" (berufsverbot) getirmekle görevlendirilir. Siggi'nin, Nansen'in gözetimi konusunda babasına yardım etmesi gerekirken aksine babasına isyan eder, inatçı Nansen'ın yanında yer alır ve bazı yasak resimlerini saklaması sonucunda kendisinin akıl hastanesine gönderilmesine yol açar.