"A Walk to Remember", "The Notebook" gibi çok satan romanların yazarı Nicholas Sparks'ın aynı adlı son romanından uyarlanan "The Last Song"un konusu ABD'nin güneyindeki küçük bir sahil kasabasında geçer. Kariyeri uğruna ailesini yıllar önce terk etmiş olan bir baba (Greg Kinnear), yaz tatilini ergenlik çağındaki kızı (Miley Cyrus) ve küçük oğluyla (Bobby Coleman) geçirme şansına kavuşmuştur. Ancak New York'taki evinde olmayı tercih eden kızı iletişim kurma konusunda isteksizdir. İlk aşklarla ikinci şansların kolkola gittiği bu aile, arkadaşlık, sırlar ve kurtuluş hikayesinde baba, iletişim kurmak için çareyi kızıyla tek ortak paydaları olan müzikte bulacaktır.
Cesur, tutkulu ve kimin yazdığı bilinmeyen bir mektup, olağanüstü bir olaylar zincirini başlatır. Bu mektup, genç bir kızın gizli aşkı için yazılmıştır, ancak yanlış ellere geçerek elden ele dolaşır. Bu romantik olaylar zinciri, kuşak farkını aşarak beklenmedik bir banliyöde büyük yankı uyandırır. Gizemli mektubun her alıcısı ona kendine özgü ve eğlenceli bir şekilde yanıt verirken, ortalık karışır, kahkahalar yükselir ve romantizm doruğa ulaşır.
Sevilen romandan uyarlanan Son Gün Doğumu, kronik hastalığı olan üniversite öğrencisi Ry'ın, annesiyle Mallorca'ya yaptığı yaz tatilini konu alıyor. Ry, beklenmedik bir şekilde Julián'a âşık olup anı yaşamaya başlasa da kötüleşen durumu ve uzun süredir saklanan aile sırları, yaz bitmeden her şeyi altüst edebilecek bir tehdit oluşturur.
1983 yılı yazı sırasında 17 yaşındaki Amerikalı-İtalyan Elio Perlman günlerini ailesinin İtalya'nın kuzeyindeki 17. yüzyıldan kalma villasında klasik müzik yaparak, okuyarak ve arkadaşı Marzia ile flört ederek geçirmektedir. Elio, Greko-Roma kültüründe uzmanlaşmış seçkin bir profesör olan babası ve onu elit kesim meyveleriyle, doğal lezzetlerle şımartan, çevirmen olan annesi Annella ile bir arada olmaktan ziyadesiyle memnundur. Elio'nun olgunluğu ve entelektüel birikimi, onu tam teşekküllü bir yetişkin gibi gösteriyor olsa da özellikle kalpteki konularda onun hakkında hala masum ve biçimlenmemiş olan çok şey vardır. Bir gün, doktorasını sürdüren büyüleyici bir Amerikalı bilim adamı olan Oliver Elio'nun babasına yardım etmek göreviyle yıllık yaz stajyeri olarak villaya gelir. Güneşin ışıltılarının arasında Elio ve Oliver hayatlarını sonsuza dek değiştirecek bir yaz boyunca yeşermekte olan arzunun güzelliğini keşfedeceklerdir.
16 - 17 yaşlarında, büyüyüp de küçülmüş gibi görünen küçük, tatlı ve ateşli bir yeni yetme Monika! Evden tüyüp, bir an önce özgürlüğüne ve hayatın zevklerine doğru kanatlanmayı bekleyen bir küçük kadın! Genç, toy ve saf Harry, Monika’nın cilvelerine kayıtsız kalamaz. Hatta ona sırılsıklam aşık olur. Günün birinde evden kaçmak için fırsat kollayan Monika, babasının sarhoş bir anında ona vurmasıyla bavulunu toplayıp Harry’nin evine koşar. Evde kalmaları mümkün olmayınca Harry, Monika’ya babasının motorunda kalmayı önerir. Şehrin sıkıcılığından, işe gitme zorunluluğundan sıkılan gençler her şeyi geride bırakıp Harry’nin motor ile adalara doğru açılırlar.
Lise yıllarının sonu ayrı bir heyecan içerir. Anaokulundan başlayan temel eğitim bölümü artık geride kalır ve hayata yön vermeyi sağlayacak olan asıl kapı şimdi açılır. Bu ikisi arasındaki zaman da tamamen öğrencinindir. Sınav stresini artık arkalarında bırakan öğrenciler, üniversiteye başlamadan önceki yaz tatilinin tadını doyasıya çıkarabilir. Şikago’da yaşayan bir grup genç de, hayatlarının bu dönüm noktasındaki yaz tatillerinde gönüllerince eğlenmeyi planlar. Üniversiteye gitmeden önceki son yazlarında arkadaşlık, aşk ve aile ilişkilerinde bir yolculuğa çıkan gençler, bir yandan da yetişkin olmanın beraberinde getirdiği sorunlarla başa çıkmaya çalışır.