The true story of Moroccan writer Mohamed Choukri, who grew up in poverty and illiteracy, with a violent father and a submissive mother who was the family's sole source of support.
Abla runs a modest local bakery from her home in Casablanca where she lives alone with her 8-year-old daughter Warda. Their routine of housework and homework is interrupted one day by a knock on the door. It is Samia, a young woman looking for a job and a roof over her head. The little girl is immediately taken with the newcomer, but her mother initially refuses to allow a pregnant stranger into their home. Gradually, however, Abla's resolve softens and Samia's arrival begins to offer all of them the prospect of a new life.
Martijn, iyi beslenemeyen çocuklara yemek sağlayan bir programa katılmak üzere Fas'a gider ve burada teröristlerce kaçırılır.İdealist bir Hollandalı olan Martjin teröristler tarafından kaçırılınca gerilim dolu, sürükleyici bir hikaye başlar. Kendisini kaçıran kişiyle silah zoruyla satranç oynamak zorunda kalan Martijn teröristin amacını öğrenmeye çalışırken sorduğu soruların karşılığını parmaklarıyla ödeyecektir.
A poor, struggling South Carolinian mother and daughter face painful choices with their resolve and pride. Bone, the eldest daughter, and Anney her tired mother, grow both closer and farther apart: Anney sees Glen as her last chance.
Theodore Roosevelt'in 1933'deki ABD başkanlık seçimini henüz kazandığı dönemde Fas'ta Eden Perdicaris (Candice Bergen) adlı Amerikalı bir kadın ile 2 çocuğu kaçırılır. Kadını kaçıran, Mulai Ahmed er-Resuli (Sean Connery) adlı bir Berberi kabile şefidir. O sıralar Fas krallığını aralarında paylaşmış olan Fransız, İngiliz ve Almanlar bu kaçırma hadisesinden rahatsız olurlar. Çünkü bu olayı milli bir onur meselesi haline dönüştüren Roosevelt'in Fas'a asker göndererek, oradaki pastaya ortak olmasından çekinmektedirler. Gerek dağlarda gerekse çölde göçebe gibi dolaşan Berberi şefin izi bir türlü bulunamayınca, Resuli'nin yeğeni olan Fas sultanından yardım alma ihtiyacı hissedilir. Diğer taraftan, aradan geçen uzun süre içinde Bayan Perdicaris ile çocukları ise Resuli'nin yaşam biçimine alışacak, kaçırma olayı giderek gönüllü bir rehinelik olgusuna dönüşecektir.
Young teen girl Xiu Xiu is sent away to a remote corner of the Sichuan steppes for manual labor in 1975 (sending young people to there was a part of Cultural Revolution in China). A year later, she agrees to go to even more remote spot with a Tibetan saddle tramp Lao Jin to learn horse herding.
Seçkin festivallerden ödüllerle dönmüş bir yapım ve gerçek bir yaşam öyküsü… Güney Afrika'da yaşayan 10 yaşındaki Sandra (Sophie Okonedo) tipik bir yerli gibi görünmektedir Ancak anne-babası beyazdır; ancak atalarının kökleri, siyahi ırka dayanmaktadır Sandra, beyaz tenli ağabeyinin eğitim gördüğü yatılı okula gönderilir Fakat 'renkli' olduğu için okuldan kovulur Sandra'nın babası Abraham (Sam Neill) bu karara karşı çıkar ve mahkemeye başvurur Bu olay uluslararası bir skandal haline gelir Sandra, ilerleyen yıllarda da ırkçılık sorunuyla sürekli mücadele etmek zorunda kalacaktır.