Antonia Fraser’ın çok satan kitabından, Sophia Coppola tarafından beyazperdeye uyarlanan film, tarihin en ünlü kadın figürlerinden birine, Fransa kraliçesi Marie Antoinette’in dramına odaklanıyor. Dönemin politik ve siyasi şartları gereğince Fransa kralıyla evlendirilen genç Avusturya kraliçesi Marie Antoniette, yaşamını sürdüreceği bu yeni hayat düzeninde çeşitli zorluklarla karşılaşıyor. Kayıtsız ve ilgisiz bir kocaya sahip olan genç kraliçe, Versailles sarayının ihtişamlı gölgesi altında çeşitli siyasi oyunlara ve politik hesaplaşmalara tanık oluyor.
Genç kraliçe bu alışık olmadığı düzende mücadele etmenin yolunu uçarı partilerde ve tehlikeli dostluklarda ararken, film kadın başrakarakterini tüm insansı halleriyle ele alıp alışılmışın dışında bir Marie Antoniette portresi çiziyor.
1792. Louis XVI, his wife Marie Antoinette, and their children have been arrested and imprisoned in the Tour du Temple, a sinister chateau in Paris, awaiting their trial. Far from the splendour of Versailles, they are isolated and vulnerable for the first time in their lives.
1950'lerde Amerika'da siyahi bir kadın olan Henrietta Lacks'e kanser teşhisi konur. Kendisinden habersiz alınan ve üzerinde araştırma yapılan kanser hücrelerinin ölümsüz olduğu farkedilir. Henrietta Lacks hücreleriyle bilim ve tıp dünyasına ışık tuttuğundan habersiz bir şekilde hayatını kaybeder...
Mucizevi bir hamilelik. Merhametsiz bir kral. Ölesiye bir kovalamaca. Meryem'in İsa'yı dünyaya getirdiği yolculuğu, İncil'e dayalı bu destanda açığa çıkıyor.
February 1927. The funeral of Marcel Péricourt, the most powerful banker in Paris. His daughter Madeleine must take the helm of the financial empire of which she is the heiress. But she has a son, Paul, who with an unexpected and tragic gesture will place her on the path to ruin.
Lyndon Johnson, John F. Kennedy suikastinin kaotik sonrasında Amerika Birleşik Devletleri Başkanı olur ve Sivil Haklar Yasasını geçirmek için senato da verdiği mücadeleyi konu ediyor.