Thomas Edison, George Westinghouse ve Nikola Tesla... Endüstriyel çağın en büyük mucitlerinden üç kahraman. 19. yüzyıl sonlarında elektrik sistemi üzerine, adeta bir savaşı andıran kıyasıya bir rekabete girişirler. Entrikalarla dolu süreçte rakiplerini alt eden isim, 1893 Dünya Fuarı’nı aydınlatacak akım türünün patent sahibi olacaktır. Kazanan tarihin akışını, dünyanın kaderini değiştirecektir.
1973’te, artık yaşlanmaya başlamış olan Salvador Dalí New York’taki büyük sergisi için hazırlanmaktadır. Genç bir galeri asistanı, Dali’ye yardımcı olmak için perde arkasındaki çılgın maceraya katılır.
Söylendiğine göre Bavyera Düşesi Elisabeth’in bel ölçüsü yıllar boyu yalnızca 45 cm olarak kalmış. Fakat Sisi olarak da bilinen Avusturya İmparatoriçesi Elisabeth, yalnızca belini böyle ince özel yapım korseleri yüzünden değil, Viyana’daki sarayda kendine biçilen sessiz ve işlevsiz biblo rolü yüzünden de boğulmuş, nefessiz kalmış.
Peter Greenaway'in yönettiği film, 16. yüzyıl Hollandalı ressam Hendrik Goltzius ve tiyatro kumpanyasının hikayesidir. Goltzius, bir matbaa makinesi alabilmek için Alsas Beyi'ne cinsel tabuları konu alan altı İncil hikayesini (Lut, Davut, Samson vb.) sahnelemeyi teklif eder. Film, Greenaway'in kendine özgü teatral ve tabloyu andıran görsel stiliyle sanat, erotizm, din ve sansür arasındaki ilişkiyi sorgular. Sahne ve gerçekliğin iç içe geçtiği, entelektüel ve cüretkar bir yapımdır.
Jem Belcher, eski bir boksör olan büyükbabası tarafından yoksulluk içinde büyütülür. Maddi olarak tükenmiş ve büyükbabasını gururlandırma arzusuyla hareket eden genç adam, onun izinden gitmeye karar verir. Bunu için de ünlü koç Bill Warr’dan yardım alır. Bill, Jem'in doğal yeteneğini geliştirmeyi ve onu dünyanın gördüğü en büyük dövüşçü yapmayı hedefliyor. Büyük bağlılık ve birçok zorluk sayesinde Jem'in planı işe yarar. Jim, şampiyon olur ve sosyal olarak yükselir. Ama sonra bir kaza onu kısmen kör bırakır ve acımasızca düşer. Ancak, birdenbire, acımasız bir dövüşte yeni şampiyonla yüzleşmek için son bir şans yakalar.