Kevin Costner ve Whitney Houston’ın başrollerini paylaştıkları The Bodyguard filminin komik bir parodisi. Dünyanın en berbat dedektifi Torrente, serinin üçüncü filminde bir yakın koruma olarak görev alıyor.
Torrente tembel, kaba, içki düşkünü, ırkçı ve aşırı sağcı Madrid’li bir polistir. Kısacası sadece kendisini düşünen bencil biridir. Tekerlekli sandalyeye mahkum babasıyla bir gecekondu mahallesinde yaşamaktadır. Bir gün mahalleye yeni bir aile taşınır. Ailenin çekici kızı Amparito’yu gözüne kestiren Torrente kızla yakınlaşmak için ağabeyi Rafi ile arkadaş olur. Bu sırada Torrente yakınlardaki bir Çin restoranında uyuşturucu kaçakçılığı yapıldığını keşfeder. Eğer bu davayı çözerse polis merkezinde kaybettiği prestiji geri kazanabileceğini bilmektedir. Ama Torrente’nin güvenebileceği tek kişiler Rafi ve onun inek arkadaşlarıdır.
After killing her husband, Peggy Gravel and her murderous maid Grizelda wind up in the crazy town of Mortville, where Queen Carlotta presides over a sleazy collection of misfits.
"Yükseklik Korkusu" gerilim filmlerinin, özellikle de Alfred Hitchcock'un 1958'de çektiği Ölüm Korkusu (Vertigo)'nun bir parodisidir. Sapık, Notorious ve Kuşlar başta olmak üzere Hitchcock'un diğer filmlerine de göndermeler yapılır. Bir bakıma "Yükseklik Korkusu" Mel Brooks'un Alfred Hitchcock'a bir saygı gösterisidir. Filmin sloganlarından biri şöyledir:"Komedinin üstâdı bu kez gerilimin üstâdını ele alıyor"
Finch ve Micah, hapisten kaçmayı başarmış iki arkadaştır. Micah, yirmi yıl kadar önce bir elmas soygunu yapmış bir sihirbazdır. Şimdi Finch'in yardımıyla sakladığı elmasları bulmak için anlaşmışlardır. Ancak önce yakalanmamaları için kimliklerini değiştirmeleri gerekmektedir. Bu amaçla Finch, Cletis Tout isimli bir gazetecinin evine girer ve onu öldürerek pasaportunu alır. Gazeteci, bir fahişenin öldürülmesiyle ilgili kaseti ele geçirdiği için bir çete tarafından aranmaktadır. Dolayısıyla katillerin hedefi Cletis Tout'un kimliğine bürünen Finch olur.
Kaos ve kargaşa içinde gelişen hikayede birbirinden ilginç karakterler bulunmakta. Meksika’da yaşayan ve kolay yoldan para kazanmaya çalışan bir grup genç çözüm olarak efsane olmuş bir güreşçi ve onun yetiştirdiği papağanı kaçırmayı denerler. Karşılığında fidye isteyecekleri hesaplayarak yaptıkları bu organizasyonda, başlarına gelmeyen kalmayacaktır * Tüyler ürpertici, tuhaf ve oldukça karanlık bir komedi. Her şeyi bilmek fakat bir sonraki adımda neyin olacağı hakkına hiçbir fikri olmamak... Yanlış anlamanın yanlış anlaşıldığı bir hikaye.
Chip'in problemi güzel kadınlara hayır diyememesi. Bu zayıflık kız arkadaşının 68.000 doları çalmasına yardım etmeyi kabul ettiğinde onu bir baş belası haline getiriyor.