During World War II, the "dark years" in the Philippine history, Tacing is a woman involved in different love affairs which resulted in endless trials and tribulations.
As the Second World War breaks out, German freighter captain Karl Ehrlich is about to leave Sydney, Australia with his vessel, the Ergenstrasse. Ehrlich, an anti-Nazi but proud German, hopes to outrun or out-maneuver the British warship pursuing him. Aboard his vessel is Elsa Keller, a woman Ehrlich has been ordered to return to Germany safely along with whatever secrets she carries. When Ehrlich's fiercely Nazi chief officer Kirchner commits an atrocity, the British pursuit becomes deadly.
İkinci Dünya Savaşı sırasında kendi ülkeleri hesabına tetikçilik yapan Amerikalı Max Vatan ile Fransız Marianne Beausejour'un 1942'deki bir görevleri sırasında yolları kesişir. İkisi de Casablanca'daki Nazi Alman elçiyi öldürmek üzere görevlendirilmiştir. Ancak bu görev sırasında birbirlerine aşık olurlar ve sonrasında evlenirler. Ancak evlenmiş olmalarına rağmen birbirlerinden sakladıkları birçok sır vardır ve bu aralarındaki sevgiyle birlikte hissedilir bir gerilimin de ortaya çıkmasına neden olacaktır.
Donanmaya henüz katılmış olan bir ABD denizaltısı 2. Dünya Savaşı'nın hemen başlarında Filipinler'de daha limandayken batırılır. Geminin hevesli ve gayretli komutanı (Cary Grant) üstlerinin itirazına rağmen kendi imkanları ile denizaltıyı onarıp savaşa sokabileceğinde ısrar eder. Denizaltıyı onarılacağı emniyetli bölgeye götürürlerken mahsur kalmış bir grup ordu hemşiresi subayı da denizaltıya almak zorunda kalırlar.İlk bakışta sıradan yüzeysel bir durum komedisi gibi gözükse de filmin çevrildikten yarım asır sonra bile hala popüler olarak kalabilmesindeki sırrı, özellikle filmin ikinci yarısında kadınların denizaltıya gelmeleri ile devreye giren kadın erkek ilişileri üzerine kurnazca kurulmuş incelikli mizah ve hicivdir.(Filmin özgün isminde geçen petticoat kelimesi İngilizce'de 'kadınların iç etekliği, kombinezon' anlamına gelmektedir)
Oğlunun ölümü üzerine kederle başa çıkmak için bir çaba sarf etmek için derin güneyin arka yollarını dolaşan bir anne hakkında dokunaklı, lirik bir tiyatro. İlerlemek için bir yol bulmak için içe bakan bir acı ve affın hikayesi.
Romantizmin, dostluğun ve olgunlaşmanın zamanları aşan hikayesi.
Zack Mayo, deniz kuvvetleri pilotu olmak için subay okuluna girer. Zorlu bir on üç haftanın sonunda aldığı eğitimin yanısıra arkadaşlığı, disiplini, birlikte hareket etmenin önemini ve kasabanın kızlarından Paula'nın hayatına girmesiyle de aşkı öğrenir.
Duygusal hikayesiyle akılda kalan film, 6 dalda Oscar adayı olmuş ve Louis Gossett Jr.'a da "En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Ödülü"nü kazandırmıştı..
Kate Winslet'ın bu etkileyici ilk yönetmenlik denemesinde Helen Mirren, son vedasını kendi istediği gibi yapmayı planlayan hasta ve kıvrak zekâlı bir anneyi canlandırıyor.