A college class project on creation and destruction of modern myth, turns terrifying when a trio of young people come to realize the urban legends surrounding the famed Buckout Road may, in fact, be REAL.
A call to a quiet suburban home unleashes unthinkable carnage when two officers mistakenly shoot a man and his infant child, spiraling the tragedy into a fierce, unrelenting fall into the unknown.
Şehir üst üste gelen intiharlarla sarsılmaktadır. Tüm bu intiharların arkasında aynı cep numarasından yapılan aramalar vardır. Genç ve güzel dedektif, bu sıradışı olayları araştırırken insanların rüyalarına girme kabiliyeti olan bir adamda yardım alır. İkili, araştırmalarını derinleştirdikçe kendilerini inanılması güç kabusların içinde bulacak; avcı, av olacaktır. “Nightmare Dedective” neyin rüya, neyin gerçek olduğunu sorgulayan, tüm zamanların en sert korku filmlerinden..
Fotoğrafçı Leon, Metro Kasabı diye adlandırılan bir seri katilin tüm risklerine rağmen peşine düşer. Çektiği fotoğraflardan yola çıkarak ipuçları arıyordur. Yıllarca metroda kaybolan insanlara ne olduğunun gizemini çözmeye çalışmaktadır. Yaptığı araştırmalarla, çok geçmeden seri katilin kim olduğuna ulaşacaktır. Filmin konusu, korku hikayesi yazarı Clive Barker'ın kısa hikayesi olan ve aynı ismi taşıyan The Midnight Meat Train (1984) adlı eserden esinlenmiştir.
Belden aşağı yayınlara prim veren ucuz bir televizyonun yöneticisi olan Max Renn, çaresizce rating’leri arttıracak bir program arayışındayken ilginç bir korsan yayına denk gelir. Videodrome isimli underground yayın, ilk başta gerçek cinayetlere yer veren bir "snuff" tv havasındadır. Videodrome’u keşfettikçe altüst edici görüntüler, teknolojiye tapınma, sado-mazoşizm ve cinsellik içerikli yayınlar Max’ın profesyonel ilgisinin kişisel merakına yenik düşmesine sebep olur.