Kuş, babası Bug ve erkek kardeşi Hunter ile bir gecekondu mahallesinde yaşayan 12 yaşındaki Bailey’i izliyor. Baba Bug’ın çocuklarına ayıracak pek vakti olmayınca ergenliğe yaklaşan Bailey de sanki dünyanın tüm yükünü omuzlarında taşıyormuşçasına ilgi ve macerayı başka yerlerde arar. Trajediyle komedi arasında gidip gelen Kuş ergenlik enerjisi, şiddet, hayal gücü, kaos, acımasızlık, halüsinojenik kurbağalar ve özgür ruhlu bireylerle dolup taşarken insanın yüreğini ısıtıyor.
17 yaşındaki Jem Starling, Kentucky kırsalındaki köktendinci Hıristiyan topluluğundaki yerini bulmaya çalışır. Kilise grubuyla dans etmekten aldığı en büyük zevk bile, eylemlerinin günah olduğu endişesiyle gölgelenir ve kendi cinselliğiyle ilgili gelişen farkındalık ile dini bağlılığı arasında sıkışıp kalır. Esrarengiz bir genç papaz olan Owen'ın dönüşüyle, Jem kısa süre sonra kendisini onun dünyeviliği ve cazibesine kapılmış halde bulur. Yavaş yavaş, onu tüm topluluklarını alt üst edebilecek tehlikeli bir ilişkinin içine çeker.
"Sadece güzel bir gün geçirsek olmaz mı?" der babası Sam’e. Şehirden uzaklaşıp sırt çantalarıyla dağlarda çıktıkları üç günlük gezilerinde Sam, babasıyla onun en eski arkadaşına eşlik etmektedir. Daha on yedisinde, yaşının ötesinde bir bilgeliğe sahip olan Sam gezi boyunca iki yetişkinin erkeğin sürekli çatışan egolarının arasını bulmaya çalışır. Ancak sınırların aşıldığı ve duyduğu güvenin yerle bir olduğu o noktada Sam’in hayal kırıklığı da had safhaya ulaşır. Sam sonunda ailenin "iyisi" rolünden kurtulmaya hazır mıdır? India Donaldson’ın hem Sundance’e hem de Cannes’da Yönetmenlerin On Beş Günü bölümüne seçilen bu derinlikli ilk filmi, ebeveynlik bağının koptuğu o evrensel anı yakalamak üzere aile içi güvenin, anlayışın, erkekler arası dostluğun, "yetişkinliğin" ve kuşak farkının sınırlarını mercek altına yatırıyor.
Eylül 2014'te geçen bu filmde Dublin'de yaşayan Margaret, kocası Matt'den boşanmıştır. Hiç annelik yapamadığı 18 yaşındaki gencecik oğlunun vefat ettiğini öğrenen Margaret, evsiz bir genç olan Joe ile alışılmadık bir ilişki geliştirir. Aralarındaki kırılgan güven, Joe'nun şiddet içeren bir çeteye karışması ve eski kocasının yas öfkesinin giderek artmasıyla tehdit altına girer.
Hollis, karısının ölümünün ardından iki oğluyla bir başına kalan ve günden güne alkol bataklığına saplanan yalnız bir adamdır. 13 yaşındaki oğlu Jacob, annesinin ölümünün yarattığı problemlerin de etkisiyle hayranı olduğu motorsiklet yarışları ve heavy metal dünyasının içinde kaybolmaya ve buradaki suç eylemlerine dahil olmaya başlar. İsyankar ve sorunlu karakteri, suçla tanışınca iyice kontrolden çıkar; işi, küçük kardeşi Wes'i de bu küçük suçlara ortak etmeye kadar götürür. Kaos içerisinde sürüklenen aile sosyal hizmetlerin dikkatinden kaçmaz ve yakın zamanda aile tamamen parçalanma noktasına gelir. Kat Candler'ın yazıp yönettiği filmin oyuncu kadrosunda Aaron Paul, Juliette Lewis, Tanner Beard ve Annalee Jefferies gibi isimler bulunuyor.