Jim Carrey, 1999'da "Man on the Moon" filminde kült komedyen Andy Kaufman'ı canlandırmış ve büyük övgüler almıştı. Ancak filmin set arkası da bir o kadar etkileyiciydi. Kaufman'ın ailesi ve arkadaşlarının eksik olmadığı kalabalık film setinde Kaufman ya da onun sıklıkla kullandığı salon şarkıcısı alter ego karakteri Tony Clifton olarak dolaşan Carrey'nin role adanmışlığı ve inandırıcılığı o kadar yüksekti ki, set aralarında bile rolden çıkmıyor ve set ekibi Carrey'ye seslenirken, o gün yansıtmayı seçtiği karaktere göre "Tony" ya da "Andy" diye hitap ediyorlardı. Carrey'nin adanmışlığı 100 saatlik set görüntüleri arasından ayaklanan ve röportajlarla zenginleştirilen bu belgeselde ortaya konuyor. Carrey 18 yıl aradan sonra geriye dönüp bakarak kendi hayatı ile Kaufman arasındaki paralellikleri, Andy ve Tony karakterlerini canlandırırkenki deneyimlerini ve kariyerindeki süreci seyircilerle paylaşıyor.
A drama-documentary presented by Alan Yentob, with Benedict Cumberbatch in the lead role. Every word spoken by the actors in this film is sourced from the letters that Van Gogh sent to his younger brother Theo, and of those around him. What emerges is a complex portrait of a sophisticated, civilised and yet tormented man.
Ten Minutes Older is a 2002 film project consisting of two compilation feature films entitled The Trumpet and The Cello. The project was conceived by the producer Nicolas McClintock as a reflection on the theme of time at the turn of the Millennium. Fifteen celebrated film-makers were invited to create their own vision of what time means in ten minutes of film.
Film, Vietnam'dan bu yana dünyada yarattığı savaşlarla 'çuvallayan' ABD'de neyi yanlış yaptık, neyi düzeltmeliyiz sorusu üzerinden ilerleyen, yine sarkastik bir yapım. Moore, her verginin yüzde 60'nın ordu ve savaş giderlerine ayrıldığı ülkesini, insani açıdan düzeltmek için rotasını bu sefer okyanus aşırıya çeviriyor. Bavulunu ve 'işgalci' olduğu belirtmek için ABD bayrağını kapan Moore, Avrupa seferine İtalya'dan başlayarak en kuzeydeki İzlanda'ya dek uzanan bir yolculuğa çıkıyor. ABD'nin tersine, modernizmi kapitalizm ile değil de hümanizm ile harmanlayan ülkelerin insani, eşitlikçi ve sosyal yaşam pratiklerini inceleyen Moore kıta Avrupası dışında Fransız etkisinin de hissedildiği Müslüman Kuzey Afrika ülkesi Tunus'a uğramayı da ihmal etmiyor.
What begins as a documentary following the final tour of a dying magician - "The Amazing Johnathan" - becomes an unexpected and increasingly bizarre journey as the filmmaker struggles to separate truth from illusion.