Otuz yıl önce Erzincan'dan İstanbul'a göçen Ali Yahya'nın (K. İnarır), her birinin birbirinden farklı düşleri olan beş çocuğunu İstanbul'da yetiştirme ve bir arada tutma mücadelesini anlatıyor.
Dizide aşkı için öldürmeyi göze almış Yılmaz ile sevgilisi yaşasın diye kendini istemediği bir adamla yaptığı evliliğe hapseden Züleyha'nın hikayesi anlatılıyor. Ama bu hikayede sadece ayrı düşen iki sevgili yok! Ailesinin görkemli geçmişini ve biricik oğlunu korumak için kanatlarını açmış bir Hünkâr'ın savaşı da var; aşık olduğu kadını tutsak etmeyi göze alan Demir de! Ve elbette sınırsız aşkların coğrafyasında, geçmişten bugüne uzanan hesaplaşmalar, paylaşılamayan topraklar da! Aşkın sınırsız, kavganın ölümüne, umudun inadına yaşandığı Çukurova'da ihtiras ve zorbalık sınavlarından geçen bir aşkın hikayesi.
7 yaşındaki Melek, pavyonda çalışan annesi Şule ve onun zalim sevgilisi Cengiz'le aynı evde yaşamakta ve sistemli olarak dayak ve işkenceye maruz kalmaktadır. Minik kız ne yaşarsa yaşasın minik tavşanı Pamuk'la ve hayal ettiklerini yazdığı defterle mutlu olmaya çalışmakta ve bir gün hayatının tamamen değişeceğine inanarak hayaller kurmaktan hiç vazgeçmemektedir. Yeterince beslenemediği için çok çelimsiz ve bakımsız görünen minik Melek ile Zeynep arasında çok özel bir bağ kurulur. Zeynep aslında turna kuşlarını fotoğraflayan, soğuk duruşlu, duygularını pek belli etmeyen bir fotoğraf sanatçısıdır. Bir üniversiteye proje sunmuş ve onun onaylanmasını beklerken de geçici olarak okulda ücretli öğretmenlik yapmaya başlamıştır. Kız kardeşleri ve annesi ile 10 yıldır görüşmüyordur. Melek'in son olarak ölüme terk edilmesi Zeynep'in bütün gelecek planlarını değiştirmesine neden olur.
A seemingly perfect interracial first family becomes the White House's newest residents. But behind closed doors they unleash a torrent of lies, cheating and corruption.