At Versailles, the last rehearsal of a play, ordered to molière by Louis XIV the king. Staged in their own characters, actors and author display their art's conception. It is, too, the opportunity for them to answer by irony to their detractors.
At the Comédie-Française, there is one golden rule: the play is never canceled. Unfortunately for Nina, everything else is—just three hours before the premiere of her first staging. An actor is stuck on a train, tensions explode, equipment breaks down, egos clash, and panic sets in. With no way out and time slipping away, Nina must hold the show together at all costs. Will she make it until the curtain rises?
Baptiste, a talented imitator, is unable to make a living from his art. One day, he is approached by Pierre Chozène, a famous but discreet novelist, constantly disturbed by incessant calls from his publisher, his daughter, his ex-wife... Pierre, who needs peace and quiet to write his most ambitious text, then suggests that Baptiste become his 'answering machine' by pretending to be him on the phone... Little by little, Baptiste doesn't just imitate the writer: he develops his character!
Shakespeare´in klasik komedisinin bu çağdaş yorumunu sinemaya uyarlayan, televizyon ve sinema dünyasının en büyük, kült yönetmenlerinden Joss Whedon. Whedon´ın Buffy, Angel ve The Avengers gibi daha önceki projelerinden izleyicilere tanıdık gelecek birçok oyuncunun kadrosunda yer aldığı film ABD´de haziran ayında gösterime girecek.
Özgün metne sadık kalarak sadece on iki günde çekilen bu karanlık, seksi ve kimi zaman absürd aşk hikâyesinin kahramanları, dünyanın en uyumsuz âşıkları Beatrice ve Benedick. Film Benedick ve arkadaşı Claudio´nun yurtdışındaki bir seferden zaferle dönüşüyle açılır. Sivri dilli Benedick, Claudio´ya aşk meseleleri hakkında takılıp durur. Benedick aşkı küçümsemektedir, tıpkı yıllardır düşmanı bildiği Beatrice gibi. Gözünü aşk bürümüş Claudio evlenmeye karar vermişken Benedick ile Beatrice de "tatlı savaş"larını hakaretlerle sürdürür...
Şubat 2013’te Louis haylaz nihilizmini Phoenix, Arizona’ya götürüyor. Louis yaşlı bir kadın ile evcil hayvanından, Manhattan’da yaşamaktan, vücudunun yaşlanmasından, erkeklerin kadınların göğüsleri ile büyülenmesinden, besin zincirinin dışında yaşamanın güzelliğinden, araba sürerken çok çabuk öfkelenmesinden ve cinayetten bahsediyor ve sahnede sürekli hareket ediyor.
Ricky Gervais, kendi fâniliği de dâhil hiçbir konuda lafını esirgemediği, acımasızca dürüstlük içeren bu stand-up gösterisinde yaşamı, ölümü ve dünyanın durumunu ele alıyor.
Tüm entrika, bir kasada bulunan "carte-blanche" (kayıtsız şartsız yetki) belgeleri etrafında dönüyor. Bu belgelerdeki boşluğu kim doldurursa, bir revünün sahibi oluyor. İşin içinde büyük paralar var. Kasanın sahibinin yeğeni, amcasını kandırmaya ve belgelere kendi adını yazdırmaya çalışıyor. Ancak işler daha da karmaşık çünkü banka müdürünün de bu işte parmağı var. Bu düzeni, mütevazı bir banka veznedarından (Pierre Richard) başka kim bozabilir ki?