Jim Carrey, 1999'da "Man on the Moon" filminde kült komedyen Andy Kaufman'ı canlandırmış ve büyük övgüler almıştı. Ancak filmin set arkası da bir o kadar etkileyiciydi. Kaufman'ın ailesi ve arkadaşlarının eksik olmadığı kalabalık film setinde Kaufman ya da onun sıklıkla kullandığı salon şarkıcısı alter ego karakteri Tony Clifton olarak dolaşan Carrey'nin role adanmışlığı ve inandırıcılığı o kadar yüksekti ki, set aralarında bile rolden çıkmıyor ve set ekibi Carrey'ye seslenirken, o gün yansıtmayı seçtiği karaktere göre "Tony" ya da "Andy" diye hitap ediyorlardı. Carrey'nin adanmışlığı 100 saatlik set görüntüleri arasından ayaklanan ve röportajlarla zenginleştirilen bu belgeselde ortaya konuyor. Carrey 18 yıl aradan sonra geriye dönüp bakarak kendi hayatı ile Kaufman arasındaki paralellikleri, Andy ve Tony karakterlerini canlandırırkenki deneyimlerini ve kariyerindeki süreci seyircilerle paylaşıyor.
Ozzy Osbourne faces his identity and mortality after his world stops. Dealing with health issues and Parkinson's, he questions if he can perform again while music remains his life's cornerstone.
A detailing of the rise to prominence and global sporting superstardom of six supremely talented young Manchester United football players (David Beckham, Nicky Butt, Ryan Giggs, Paul Scholes, Phil and Gary Neville). The film covers the period 1992-1999, culminating in Manchester United's European Cup triumph.
Silikon Vadisi'nin karanlığında geçen araştırmacı belgesel film, teknoloji ihbarcılarının uzman tanıklıklarıyla kötü vaziyeti açığa çıkarıyor: Big Tech'in sunduğu hizmetler - arama motorları, ağlar, anlık bilgiler, vb. - bizi bir ısırık almamız için cezbeden şekerlerdir. Bağlandığımızda ve daha fazlası için geri geldiğimizde sattıkları gerçek meta, bizi etkileme ve manipüle etme yetenekleridir.
Director Michael Apted revisits the same group of British-born adults after a 7 year wait. The subjects are interviewed as to the changes that have occurred in their lives during the last seven years.