Connor O'Neil hayatında sorumluluk almaktan sürekli kaçınan ve zamanını spor karşılaşmalarında bahis oynayarak geçiren birisidir. Yakın arkadaşı olan bir bankerden borçlarını ödemek için yardım istediğinde arkadaşı ona artık karşılıksız para veremeyeceğini söyler. Çalışıp para kazanması gerektiğini öğütler ve ondan şirketinin sponsoru olduğu beyzbol küçükler takımının koçluğunu üstlenmesini ister. Hayatında kendisinden başka hiç kimsenin sorumluluğunu üzerine almamış olan Conor, istemeye istemeye görevi kabul eder. Şikago'nun en belalı mahallesinde bir okulda okuyan küçük zenci çocukların koçluğunu üstlenir. Zaman geçtikçe çocuklara ne kadar bağlandığını kendisi bile şaşırır. Bu 10 yaşından küçük çocuklar kendisine hayat dersi vermektedir. Olayın içine bir de genç öğretmenleri Diane Lane girince, işler Conor için daha da ilginç olmaya başlar. Sonunda Conor aydınlanmanın ve kendini bulmanın değişik şekiller de ortaya çıkabileceğini öğrenmeye başlar.
Lisa ve Mara, ev arkadaşı olan iki kadındır. Ancak onların ev arkadaşlığı, Lisa'nın tek başına yaşamaya karar vermesiyle sona ermek üzeredir. Lisa yeni bir hayata başlayamaya hazır olsa da Mara, bu değişime henüz hazır değildir. Bu süreç aynı zamanda dost olan Lisa ve Mara'nın arasında gerginlik oluşmasına neden olur. İiki arkadaş arasındaki gerilim, Lisa’nın annesinin, bir usta ve çırağının, komşunun ve evin sessiz üyesi örümceğin araya girmesiyle bir azalır bir artar.
Ülkesinde genellikle yetişkinlere hitap eden kitaplarıyla dikkat çeken genç bir kadın yazar, son zamanlarda hayatında değişikliklerle karşı karşıya kalacaktır. Ek iş olarak yerel bir gazetede editörlük göreviyle parasını kazanmaya çalışan genç kız, zamanla hayatına erkeklerin girmesiyle çok zor bir hal alacaktır. Genç bir kadının etrafında gelişen olayları dramatik bir yönle bizlere aktaran The Girl in the Book filmi kısıtlı kadrosuyla iyi işler başaran filmlerden birisi olarak dikkat çekiyor.
Christian, bir süpermarkette çalışan genç bir adamdır. Karanlık geçmişini ardından bırakmaya çalışan Christian, yeni ortamına ayak uydurmaya çalışır. Uzun koridorlar, telaşlı kasa kuyrukları ve yük kaldırma araçlarından oluşan bambaşka bir hayata adım atan genç adamın en büyük destekçisi Bruno olur. Christian, kendisine çocuğuymuş gibi davranan Bruno sayesinde işi kolayca öğrenir. Genç adam raf istifleyicisi olarak çalıştığı marketin şeker reyonunda çalışan Marion’u görür görmez aşık olur. Ancak kendi küçük dünyasında bu aşkı yaşatmak Christian için hiç de kolay olmaz.
Set in a warm summer in 1990 in former East Germany, it follows a young woman who begins a relationship with a charismatic farmer who is twice her age.
Altı yaşındaki Maisie, rock yıldızı annesi Susanna ile karizmatik ancak ilgisiz sanat simsarı babası Beale´in tatsız boşanmasının sarsıntılarıyla boğuşmaktadır. Maisie’nin hayatına, boşanmanın ardından anne ve babasının yeni eşleri de girer. Ancak küçük kız, eşlerinin bencilliğini fark edip birbirlerine âşık olan üvey ebeveyniyle yakınlaşınca durum iyice çetrefilleşir.