1970’lerin Paris’inde, dünyaca ünlü opera sanatçısı Maria Callas’ın çalkantılı, güzel ve trajik hayatının son günlerini yeniden yaşatan ve hayal ettiren filmin başrollerinde Angelina Jolie, Haluk Bilginer ve Alba Rohrwacher var.
Julie, ünlü bir besteci olan kocasını ve kızını trafik kazasında kaybeder.kazadan yaralı kurtulan genç kadın yaşama küser ve geçmişini unutmaya çalışır. Özgürlük, Julie'nin geçmişini ardında bırakması, sorunlulukları olmadan yeni bir yaşam şeklini benimsemesidir. Bu amaçla evini veçevresindeki insaları terk eder. Ancak yalan ve ihtiras dolu ilişkilerin ördüğü bir ağ onu yavaş yavaş dış dünyaya çeker ve yüzleşmek istemediği hayaletlerle karşı karşıya bırakır.
Jean Valjean olarak bilinen 24601 nolu mahkum, hapishaneden salınır. Kendisine yeni bir hayat kurmak ister ama müfettiş Javert'in gölgesi onu daima takip etmektedir. Jean Valjean Fantine'in kızı Cosette ile ilgilenmeyi kabul ettikten sonra ikisinin hayatı da tamamen değişecektir. Fransız Devrimi'nin arifesinde geçen hikaye ihtilalin her iki tarafının da yüzünü gözler önüne serer.
A star is born in a time of both celebration and instability in this historical drama with music from director Christophe Barratier. In the spring of 1936, Paris is in a state of uncertainty; while the rise of the Third Reich in Germany worries many, a leftist union-oriented candidate, Léon Blum, has been voted into power, and organized labor is feeling its new power by standing up to management.
Kahramanlarımız son konserlerinden önce duygusal çalkantılar yaşayan bir klasik müzik dörtlüsü; onları canlandıranlar ise Hollywood'un en parlak oyuncuları. Dünyaca ünlü yaylı çalgılar dörtlüsünün sevilen viyolonsel sanatçısı acımasız bir hastalığa yakalanınca grup dengesini kaybeder; bastırılmış duygular, çarpışan egolar ve kontrolden çıkmış tutkular yıllardır süren dostluk ve uyumu tehdit etmeye başlar. 25. yıldönümleri için verecekleri konser yaklaştığından, müzisyenler, sorunlarını çözüp birlikteliklerini korumak ile sonsuza dek ayrılmak arasında seçim yapmak zorundadır.
The film follows four families, with different nationalities (French, German, Russian and American) but with the same passion for music, from the 1930s to the 1960s. The various story lines cross each other time and again in different places and times, with their own theme scores that evolve as time passes. The main event in the film is the Second World War, which throws the stories of the four musical families together and mixes their fates. Although all characters are fictional, many of them are loosely based on historical musical icons (Édith Piaf, Josephine Baker, Herbert von Karajan, Glenn Miller, Rudolf Nureyev, etc.) The Boléro dance sequence at the end brings all the threads together.