Suç ve cinayetlerle dolu bir hayatın ardından geçmişiyle yüzleşen Robin Hood, sonuncusu olacağını düşündüğü bir savaşın ardından ağır şekilde yaralanır. Gizemli bir kadının ellerinde, kendisine kurtuluş için yeni bir şans sunulur.
Locksley'li Robin, Kral Aslan Yürekli Richard ile birlikte haçlı seferine katılmış ve sefer sırasında esir düşmüş Kudüs'te bir zindana kapatılmıştır. İdam edileceği haberini almasıyla kaçış planları hazırlayan Robin, kaçarken müslüman bir esir olan Azeem'in de hayatını kurtarır. Azeem hayatını borçlu olduğu Robin'in yanından ayrılmayacağını söyleyince birlikte İngiltere'ye dönerler.Fakat Robin İngiltere'ye döndüğünde, İhtişamlı Locksley kalesini harap bir şekilde bulur. Babası Lord Locskley ise Notthingam Şerifi tarafından şeytana taptığı iddiasıyla idam edilmiştir. Bu arada evde sağ kurtulabilen fakat işkence sırasında kör olan hizmetçileri Duncan'ı bulan Robin, ondan Notthingam Şerifi ve cadısı hakkında hikayeler duyar. Bu sırada topraklarına giren Notthingam Şerifi'nin adamları da Locksley'li Robin'in peşindedir.
13. yüzyıl İngiltere’sinde Robin Hood ve arkadaşları, yaşadıkları köydeki yozlaşmanın karşısına dikilmiş, krala karşı isyana kalkışarak güçler dengesini sonsuza kadar değiştirmişlerdi. Kimilerince hırsız, kimilerince kahraman olarak nitelenen bu mütevazi adam, kendi halkının özgürlük sembolü olur.
Jahkor, asla babası gibi olmak istemeyen bir gençtir. Suça bulaşıp hapse düşen babası da asla oğlunu hapiste görmek istemez. Ancak Jahkor da kendisini parmaklıklar ardında bulur. Annesiyle birlikte yaşayan ve sevgilisinin hamile olduğunu öğrenen Jahkor, Oakland’da rap yapma hayalleri kuruyordur. Dünyadaki sorumluluklarını yerine getirmeye çalışırken yanlış yola sürüklenen Jahkor tıpkı babası gibi hapis cezasına çarptırılır. Hapishanedeyken babası ile kendi hayatı arasında bir bağ kuran Jahkor, bu süreçte kendisini suça iten insanları, koşulları düşünür ve kendini keşfetme yolculuğuna çıkar.