Kral Edvard (Chris Geere) ve Kraliçe Paige (Kam Heskin), Saygon Prensesi Myra'nın (Ase Wang) düğününe katılmak için Asya'ya doğru yola çıkar Saygon'a vardıklarında Myra'nın düğün konusunda kafasının karışık ve çok ümitsiz olduğunu görürler Zira müstakbel kocası Kah'ı (Prinya Intach) hiç sevmemektedir Myra'nin kalbi fil terbiyecisi Alu (Amarin Cholvibul) için atmaktadır Edvard ve Paige, Myra'nın babasını, kızının sevdiği erkekle evlenebilmesi için ikna etmeye çalışır...
Lu, a conformist woman in her forties, learns that her 15-year partner has been having extramarital affairs. Starting from scratch, she gets involved in an unexpected relationship with a young womanizer.
When old flames reunite, will it be second time's the charm or a case of once bitten twice shy? Jimmy and Cherie, two ex-lovers from Hong Kong, cross paths in Beijing and can't seem to forget each other, despite being involved with someone else. Torn between fidelity towards their new partners or following their hearts, they explore the struggles, doubts and fears that exist among modern young couples.
Avery, her şeyi mükemmel yapmaya çalışan genç bir kızdır. Mükemmeliyetçilik, bazen etrafındakilerin hayatını çekilmez hale getirir. Uzak mesafeli erkek arkadaşı, ilişkilerini bir sonraki seviyeye taşımaya karar verdiğinde, genç kız sex konusunda ustalaşmak için en yakın arkadaşlarından yardım almaya kadar verir
"Milyoner Jean-Marc Clement, kendisi hakkında Broadway'de bir müzikal hazırlandığını öğreniyor. Ancak bu müzikal onu onore etmekten çok "ti"ye alan bir müzikal. Clement kızgın bir şekilde tiyatroya geliyor ve Amanda'yı (Marilyn Monroe) görünce birden yumuşuyor. Müzikaldeki baş kadın oyuncu olan Amanda'dan büyülenen Clement'i oyunun yönetmeni birden müzikalin başrol oyuncusu yapınca durumlar iyice karışıyor. Clement, Amanda'ya daha yakın olabilmek için rolü kabul ediyor…" Marilyn Monroe 'nun ölmeden kısa bir süre önce çekilen film efsanenin son filmi olduüu için ayrı bir öneme sahiptir...
13 yaşındaki Bruce Garrett dansa üstün bir yeteneği olan ve UK Salsa turnuvasına katılmak için İngiltere'ye giden genç bir dansçıdır. Londra sokaklarında bir olaya karıştıktan sonra kendini kaybedince o an itibarıyla umut vaadeden kariyeri sonlanır ve hayatı planladığından başka bir yöne doğru evrilir. Aradan 22 yıl geçer ve halen gerek bedenen gerekse ruhen çökmüş durumdadır. Bu esnada hayatına zeki, eğlenceli ve güzel bir kadın olan yeni patronu Julia girer. Bruce her geçen gün daha fazla hayranlık duyduğu bu kadının kendisi için çok fazla olduğunu düşünmeden edemez. Julia ise kendi problemleriyle boğuşmaktadır. Bruce, Sam'in telkinleri sayesinde dansa geri dönecek ve yıllarca içinde gömülü olan en büyük korkusunu yenmeye çalışacaktır..