Gabe Walker, yıllar önce deneyimsiz bir dağcının ölümüne sebep olduğunu düşünerek inzivaya çekilmiş ve bir daha dağlara tırmanmamak üzere işini bırakmıştır. Ancak Gabe, dağa düşen bir uçağın enkazına ulaşmak ve sağ kalanları kurtarmak üzere yeniden dağlara dönmek zorunda kalır. Ama bu kurtarma çalışması hiçte kolay değildir. Çünkü uçağn taşıdığı yük alışıldık bir kargo değildir..
Everest'e tırmanmakta olan iki ayrı dağcı ekibinin karşılaştığı yoğun kar yağışı, büyük bir felaketin habercisidir. Kar fırtınası her zamankinden daha şiddetlidir ve herkes için büyük bir hayat mücadelesi başlamış olur.
Cary Grant yönetmen Alfred Hitchcock'un en güzel gerilim filmlerinden biri olan bu filmde casus zannedilen masum bir adamı oynuyor. New York'taki Plaza Oteli'nden ayrılmak üzere olan reklamcı Roger Thornhill tam "George Kaplan" adı anons edildiğinde ayağa kalkmak talihsizliğine uğrar. Böylece yanlış anlamaya dayalı ölümcül bir olayı ve durmaksızın süren bir kedi fare oyununu başlatır. Onu öldürmek isteyen casus ajanlar ve onun birini öldürdüğünden kuşkulanan polis Amerika'nın her yerinde amansız bir takip başlatır.
Henri Troyat'ın romanından uyarlanan film, Stallone'nin 'Dağcı' filmine de set olan İtalyan Alpleri'nde çekilmiş. Paris seferi sırasında dağlara çakılan bir uçağın yolcularını arayanların arasına katılan dağlara küsmüş fedakar bir dağcının hikayesi.
Avusturyalı Heinrich Harrer, II. Dünya Savaşı yıllarında ülkesinden uzaklaşarak Himalayalar'a gider. Tibet yakınlarındaki yasak bölge Lhasa'ya ulaşan Harrer'ın aklı henüz hiç görmediği çocuğundadır. Tibet'e kaçan Harrer, burada çocuk yaştaki kutsal lider Dalai Lama'yla tanışır ve Tibet halkının Çin'den gördüğü zulme tanık olur. Dalai Lama ise halkının onurunu düşünmekte ve Harrer'ın da yardımıyla sürekli kendisini eğitme ve geliştirme çabasındadır.
Alaska'da bir kasaba olan Nome'da ölümcül bir salgın başlar. Salgının tek çaresi 600 milden daha uzak olan bir yerdedir. Kasaba halkı, köpek ve kurt eğitmeni Leonhard Seppala'dan serumu getirmesi için yardım ister. Seppala, cılız görünümlü ve yaşlı bir Sibirya kurdu olan Togo'yu liderlik etmesi için yanında götürür. Seppala'nın eşi Constance, Togo'yu yavru olduğu dönemden beri tanıyordur ve onun her koşulda cesaret ve sadakat gösterebileceğini biliyordur. Seppala ve Togo yoldayken korkunç bir fırtınayla karşı karşıya kalırlar. -70 dereceye varan soğukta Togo ve Seppala büyük bir yaşam mücadelesi verecektir.