Michael (Jamie Foxx), nişanlısı Rae (Nia Long) ile romantik bir tatil yaparken, ev için biriktirdikleri parayı lüks bir spor arabaya harcadığı ortaya çıkar. Rae öfkelenip onu terk eder. Michael, çölde bir benzin istasyonunda mahsur kalır ve arabası çalınır. Bu sırada, üç soyguncu marketi basar ve Michael ile diğer müşterileri rehin alır. Polis ve SWAT ekibi olay yerine gelirken, Michael, soyguncularla mizahi bir şekilde başa çıkmaya çalışır.
Dünyanın en akıllı ve azılı mahkumu ile en gardiyanı büyük ikramiye vuran piyango biletinin peşinden Afrika’ya kadar giderler. Bileti bulmak uğruna Fransız polisini peşine takan çölde ralliye bedeviler tarafından soyulan ikili çölde yollarını kaybeder. Birde peşlerine kardeşinin intikamını almak isteyen azılı bir düşünce ikramiye ile hayatları arasında bir seçim yapmak zorunda kalırlar.
Unlucky in love, Alfred tries to commit suicide, only to be thwarted by police efforts to prevent a simultaneous attempt by a nearby young woman. Recovering, the young lady puts him up at her house, as he has run out of places to live. He joins a Parisian sporting team and seems to have transferred his bad luck to a corrupt television boss who is attempting to manipulate the game so that Alfred's Paris team loses.
In a rowdy stand-up set, Shane Gillis riffs on his girlfriend's Navy SEAL ex, touring George Washington's house and being bullied by an Australian Goth.
Kırklı yaşlarında, sakin ve sıradan bir yaşam süren Alex'in hayatı, yeni komşularının taşınmasıyla beklenmedik bir şekilde değişir. Komşusunun kocası, Alex'in adeta birebir kopyasıdır... Tek bir farkla: Onun saçları vardır. Zamanla bu karizmatik, zeki ve hayatın her alanında daha başarılı görünen gizemli ikizine takıntı geliştiren Alex, giderek büyüyen bir paranoyanın içine sürüklenir. Gerçeklik algısı sarsılırken, kendi kimliğiyle yüzleşmek zorunda kalır.