Film İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra İngiltere’de yaşanan en büyük skandallardan birini ele alıyor: 1940’larda ve 1950’lerde 130.000 çocuğun İngiltere’den Avustralya’ya evlatlık olarak verilip ülkelerinden koparılmaları, hatta tacize uğramaları. Film, İngiliz hükümeti tarafından yıllarca gizlenen bu skandalı 1980’lerde ortaya çıkaran eski kamu görevlisi Margaret Humphreys’in çabalarını konu alıyor. Ailesi için en iyiyi yapmayı hedeflemiş bir anne olan Humphreys bu uğurda binlerce aileyi birleştirdi ve sorumluları hesap vermeye zorladı.
12 yaşındaki küçük kızın tüm hayatı Elvis Presley müzikleridir. Ancak küçük kızın kentten uzaktaki çiftliklerindeki hayatı hiçte o kadar kolay değildir...
1938'de gergin geçen Münih Konferansı'nda artık rakip hükûmetler için çalışan eski arkadaşlar bir Nazi sırrını açığa çıkarmak için yarışan gönülsüz casuslar hâline gelir.
Film , 19.yüzyılda Çin'de kadınlara uygulanan katı kültürel normlar ile savaşmak için kendilerine özgü gizli kodlar geliştiren iki kadının ömürboyu süren dostluğunu anlatıyor.
A meditation on civilization. July, 2001: friends wave as a cruise ship departs Lisbon for Mediterranean ports and the Indian Ocean. On board and on day trips in Marseilles, Pompeii, Athens, Istanbul, and Cairo, a professor tells her young daughter about myth, history, religion, and wars. Men approach her; she's cool, on her way to her husband in Bombay. After Cairo, for two evenings divided by a stop in Aden, the captain charms three successful, famous (and childless) women, who talk with wit and intellect, each understanding the others' native tongue, a European union. The captain asks mother and child to join them. He gives the girl a gift. Helena sings. Life can be sweet.