Kimler oynuyor. Birine dokun, başka nelerde oynadığını gör.
Bunu izleyenlerin sonra izlediklerinden seçildi.
Film7.7The wild West Berlin of the 1980s became the creative melting pot of pop subcultures: music, art and chaos. Before the Iron Curtain fell, anything and everything seemed possible.
2015 · 48 votes
Film7.2Berlinli Niko iki yıl önce hukuk fakültesini bırakmış, hayatın akışına göre yaşamaktadır. Kaderciliğinin sonuçları acı olur: Kız arkadaşı tarafından terk edilir, babası harçlığını keser, eski sınıf arkadaşı Julika onu iyice sarsar. Bu arada şehrin kahve stoku da tükenmektedir...
Film7.9A global television broadcast of the event in which former Pink Floyd leader singer and composer Roger Waters led an all-star cast in a mammoth benefit performance of his acclaimed concept album, The Wall. Set in Berlin, Germany less than a year after the destruction of the hated Berlin Wall, Waters was accompanied by disparate talents such as Cyndi Lauper, James Galway, Joni Mitchell and Albert Finney in the classic dark musical tale of a rock star's descent into madness and back.
1990 · 41 votes
Film7.380’li yılların başında Batı Almanya’da geçen öyküde, ayrılmanın eşiğine gelmiş Mark ve Anna’nın yaşadıkları anlatılır. Mark’tan ayrılmak isteyen Anna, neden olarak eşine geçerli bir neden sunamaz. Başka bir adam olduğunu düşünen Mark, olayı araştırır. Anna’nın sevgilisine ulaşan Mark, onun da karısından uzun süredir haber alamadığını ve Anna’nın garip davanışlarının nedenini bilmediğini söyler. Karısının peşine düşen Mark’ın olayın daha ciddi, karanlık ve doğaüstü boyutlarda olduğunu öğrenmesi pek uzun sürmeyecektir. Andrzej Zulawski'nin fantastik, korkutucu ve sürreal öğelerle anlattığı Possession, gösterildiği dönem bazı ülkelerde yasaklanmış, bazılarında ise sansüre uğramıştı.
Film7.5Şehir senfonisi türünün en ünlü örneklerinden biri olan film, iki savaş arasındaki Berlinde bir gün geçirmek üzere bizi zamanda geriye götürüyor. Hareket eden makinelerin büyüsü altındaki kamera, şehirde dolaşarak, görsel izlenimler üzerinden günlük hayatı betimliyor. İmgelerinin gücü ve güzelliği, hele de dinamik kurgusu ile film, izleyiciye o dönemde Berlini sarmalayan devinim duygusunu aktarmayı başarıyor.
Film7.8‘‘Şimdi pes etmeli miyim? Eğer pes edersem, insanoğlu hikayecisini kaybeder ve insanoğlu bir kez hikayecisini kaybetti mi, çocukluğunu da kaybetmiş olur!’’ Berlin üzerinde bir melek... Usta isim Wim Wenders’ın yönetimindeki film, Berlin’deki hayatı ve hayat içinde yorgun insanları izleyen meleklerin, özellikle de Melek Damien’in hikayesini anlatmaktadır. Masumiyetlerinden ve gönül gözlerinin açıklığından ötürü olsa gerek, bu melekleri yalnızca çocuklar fark etmektedir. Diğer melekler gibi, tüm dünyayı siyah-beyaz gören, kütüphanede kitap okuyan insanların okuduklarını dinleyen Damien’ın tüm düzeni, sirkte çalışan güzel bir kadına aşık olmasıyla değişecek ve insan olmaya karar vermesine neden olacaktır. Ses getiren Hollywood yapımlarından City of Angels’ın esinlenildiği film olan yapım, Bruno Ganz ve Peter Falk’ın oyunculukları, Nick Cave’in müzikleri, aldığı ve aday olduğu pek çok ödülle dikkat değer bir yapımdır...





