Uganda'nın başkenti Kampala'nın Katwe bölgesinde yaşayan 10 yaşındaki Phiona Mutesi (Madina Nalwanga), büyük zorluklar arasında yaşamını sürdürmeye çalışmaktadır. Günün birinde Katwe'ye gelen Robert Katende (David Oyelowo), Phiona'nın hayatını değiştirecektir. Çocuklara satranç öğreten Katende'nin yardımıyla satranç oynamaya ve giderek kendini geliştirmeye başlayan Phiona, Uganda'nın en önemli satranç ustalarından bir tanesi olurken, ailesinin daha iyi bir hayat umutlarını sırtında taşımaya ve birçok önyargıyı yıkmaya çalışacaktır. Queen of Katwe filmi, 1996 doğumlu şampiyon satranç oyuncusu Phiona Mutesi'nin gerçek hayat hikayesinden uyarlanarak çekildi.
Will Gerard (Nicolas Cage) kendini gerçekleştirmiş bir Amerikan rüyası gibidir. Mesleğini çok seven Will okulunda oldukça başarılı bir İngilizce öğretmenidir. Mutlu bir evlilik süürdürdüğü güzel eşi Laura (January Jones) ise saygın bir müzisyendir. Yaşamları konserler, mangal partileri hatta satranç turnuvalarıyla geçmektedir. Fakat bu mutluluk tablosu bir gece yaşadıkları korkunç bir olay sonrası yerle bir olur. Laura prova çıkışı cinsel saldırıya uğrar ve çok ağır yaralanır. Hastane içinde eşi için koştururken Will’in yanına hoş görünümlü bir adam (Guy Pearce) yaklaşır. Adam sistem olağan işleyişini ve mahkemelerde yıpranmak yerine kendi adaletini sağlaması için Will'e yardım edebileceğini söyler. Çok kısa sürede karar veren Will teklifi kabul eder ve kendisini yasa dışı yollarla düzeni sağlamaya çalışan bir yeraltı örgütünün içinde buluverir...
1960'ların ırkçı Güney'inde, bir askeri akademide yaşanan insanlık sınavı. Will, siyahi arkadaşı Pearce'ı korumak için 'Onlar'ın zulmüne karşı durur. İki genç, adaletin ve dostluğun gücünü kanıtlamak için sistemle çarpışacaktır
Bobby Fischer Amerika'nın satranç alanında görmüş olduğu en büyük yetenektir. 1972 Dünya Satranç Şampiyonası gelip çatar ve Fischer ile Rus şampiyon Boris Spassky arasındaki epik maç böylece başlamış olur. Ruslar o döneme kadar satrançı domine eden taraftır ancak ilk kez Amerika'nın satranç masasında Rusya'ya karşı galip gelmesi ihtimali doğmuştur. Bu zorlu maçın heyecanı medyanın da etkisiyle yayılmaya devam ederken Fischer tüm dünyanın ona karşı bir komplo girişiminde bulunacağı paranoyasını yaşamaya başlar...
Amerika'da yaşayan ve yabancılardan oluşan bir grup, günün birinde Los Angelas'da bulunan restoranlara rastgele silahlı saldırıda bulunur. Ancak bu olay birbirlerini tanımayan insanların her birinin hayatında onarılamaz trajedilere yol açar.