Küçük bir Orta Batı kasabasında, korkunç Testere Dişli Jack, her yıl mısır tarlalarından gelip kasabanın genç erkeklerine kanlı bir hayatta kalma mücadelesi için meydan okur ve ölümcül bir ritüeli başlar.
Meksikalı çaresiz bir kadın, kaçak şekilde geldiği Cleveland'da köhne bir pansiyona yerleşir. Burada rahatsız edici çığlıklar duymaya ve korkunç hayaller görmeye başlar.
After fleeing his psychotic father, a young teen and his mom seek refuge in a remote farmhouse, only to face a pack of ferocious dogs and the sinister spirits that haunt the property.
Her şey klasik bir aile tatili ile başladı. Cleveland’da bir polis dedektifi olan “Big Bob” Carter ve sevgili eşi Ethel’in evlilik yıldönümleridir ve kutlamak için tüm ailesi ile birlikte California’ya gitmeye karar verirler. Böylece tüm aile uzun yolculuğun tadını çıkaracak ve birlikte olacaktır. Fakat hiç kimse bu toplu yolculuktan çok da fazla hoşnut değildir. Büyük kızları Lynn yeni doğmuş bebeği için bu uzun yolculuktan dolayı endişe duymaktadır. Kocası Doug ise sevgili kayınpederi ile arasındaki anlaşmazlıklardan hoşnut değildir. Küçük kızları Brenda arkadaşlarını bir aile gezisi için geride bırakmış olmaktan mutsuzdur. Bobby ise ailenin iki Alman Kurdu köpeği ile her şeyden daha çok ilgilidir. Hep birlikte bir karavan ile batıya doğru yola çıkan bu kalabalık aile onları nelerin beklediğinden habersizdir.
Maya, onu hayatının kabusuna sürükleyen maskeli katillerle son kez yüzleşmek zorunda kalır. Ancak bu kez roller değişmiştir. Av artık kaçan değil, hesap sorandır.