Filmde; Güney Kore de sınırı korumakla görevli askerlerden birinin,sınırı ihlal eden bir çifti düşman sanıp öldürmesi ile başlayıp öldüren ve öldürenlerin psikolojik buhranları anlatılıyor.
İkinci Dünya Savaşı arefesinde Mançurya ve Kore Japonya'nın işgali altında iken, işgal kuvvetlerinden bir albayın torunu olan Tatsuo Hasegawa ailesiyle birlikte Kore'ye büyükbabasını yanına gelir. Albayın evinde hizmetkarlık yapan Kim ailesinin oğlu da Jun-shik Kim'dir. İki çocuk da iyi birer koşucudurlar. Bir tören sırasında albay olan büyükbabaya hediye diye gönderilen paketi Jun-shik Kim'in babası teslim eder. Paketteki bomba kimseye zarar vermesin diye üzerine kapatarak yere yatan albay, torunu Tatsuo Hasegawa'nın gözleri önünde can verir. Tatsuo, Kim'in babasının bundan sorumlu olduğunu söyleyerek onu ve ailesini suçlar.
Polis korkunç bir şekilde öldürülmüş genç bir kız bedeni bulur. Bu cinayet soruşturmasını Joe Fairburns (Paul Bettany) ve Chrissie Fairburns ile amirleri Robert (Mark Strong) üstlenir. Ekip önce baş şüpheli olan seks suçlusu Jason Buliegh'i sorgulayacaktır.
Jason'ı gözaltından çıkarmak zorunda kalan Fairburn kardeşler bir itirafta bulunmasını sağlamak için olayları kendi kendilerine halletmeye çalışırlar. Bu sırada, Joe ve Crissie'nin eski bir polis şefi olan babası Lenny Fairburns (Brian Cox) oğullarını birbirinden ayırmaya başlayan ölümcül trajedi karşısında sessiz kalır.
Joe geçmişte işlenen suçlarla şimdi işlenen suçlar arasında saplantılı bir tutum geliştirirken, açıklanmamış sırlar ve dillendirilmeyen şüpheler belirsizliği arttırır...
Film, Amerikan ordusundan General Douglas MacArthur ve Güney Koreli bir donanma Teğmeni liderliğindeki 8 Güney Koreli askerin gizli "X-ray" operasyonunu anlatmaktadır. "X-ray" operasyonunun gerçekleştirilebilmesi için öncelikle "Incheon Kara Harekatı Operasyonu" nun başarılı olması gerekmektedir.
Haneundae, Kore yarımadasının güney doğusunda bulunan Busan şehrine bağlı, Doğu Denizi sahil şeridinin en uğrak noktalarından biri olmakla beraber, plajları her yıl 1 milyon ziyaretçiyi kendine çekmektedir. Haeundae'nin yerlisi olan Mansik, dört yıl önce açık denizde yaptıkları balık avı seferinde bir iş arkadaşını tsunamide kaybetmiştir. O günden beri bir daha denize açılmamıştır. Küçük bir deniz ürünleri restoranını işleterek basit bir hayat sürmekte ve uzun süredir çıktığı kız arkadaşı Yeon-hee'ye evlilik teklifi yapmaya hazırlanmaktadır.
Kore Savaşı’ndan yıllar sonra, savaş alanda yapılan bir kazı Jin Tae Lee'yi geçmişe götürür. Kazıdan çıkan bazı eşyalarla savaş sırasında kaybolan ağabeyinden bir ize ulaşabileceğini uman Jin Tae sayesinde 1950-53 yıllarında iki ülke arasında patlak veren savaşa tanık oluruz. Savaş çıkmadan önce üniversite öğrencisi olan Jin Tae Lee, ağabeyi ile ayakkabı tamirciliği yapmaktadır. Annesi ve ağabeyinin nişanlısı ile kurdukları mutlu ve sıradan bir yaşamları vardır. Ağabeyi bir yandan annesine ve kardeşine bakarken, diğer yandan da evlilik hazırlıkları yapmaktadır. Her şey normal giderken Kuzey Kore ve Güney Kore arasında savaş çanları çalar. Aile göç etmek durumunda kalır fakat iki kardeş yolculukları esnasında askere alınırlar. Ağabey Jin Seok'un hayattaki tek bir amacı artık savaştan sağ salim ve zaferle çıkarak ailesinin yanına dönmektir...
Ellis French is a young, gay Black man, rejected by his mother and with few options for his future, decides to join the Marines, doing whatever it takes to succeed in a system that would cast him aside. But even as he battles deep-seated prejudice and the grueling routines of basic training, he finds unexpected camaraderie, strength, and support in this new community, giving him a hard-earned sense of belonging that will shape his identity and forever change his life.