1950 kışında, Kore Savaşı sırasında Changjin Gölü'nün buzlu ve karlı bölgesinde, Amerika Birleşik Devletleri ile Çin arasında kanlı bir savaş başlamak üzereydi.
1937 yılında Şangay'da yaşanan gerçek olaylardan uyarlanan film, Japonya'nın zorlu ve işgalci politikalarıyla mücadele eden Çin'in en önemli direnişlerinden birini konu alıyor. Japon ordusuna karşı, Şangay'da bulunan Si Hang deposunu savunan 800 kişilik asker ve sivillerden oluşan grup, Çin halkının umudu ve cesareti haline geliyor.
1937 'de Şangay'da geçen hikayede Çin'deki Japon işgalini takip etmekle görevli bir gazetecinin yaşadıkları aktarılacak. Nanjing katliamına tanık olan gazeteci 50 den fazla yetimin kurtarabilmek için büyük savaşverecektir.
Waiting For Anya, Michael Morpurgo’nun aynı isimli romanından sinemaya uyarlananıyor. Romanın konusu ise şöyle: Fransa-İspanya sınırındaki küçük Lescun kasabasında yaşayan Jo, savaşa uğurladığı babasının özlemiyle başa çıkmaya çalışırken, okuldan artakalan zamanlarını çobanlık yaparak geçirir. Günün birinde Jo, dağda bulduğu ayı yavrusuna bakan gizemli bir adamla karşılaşır. Daha önce bir yerlerde gördüğüne emin olduğu bu adamın izini sürmeye karar verince boyundan büyük işlere kalkışır. Savaşın yakıcı etkilerinden kaçmaya çalışan bir düzine çocuğun kaderi, artık tamamen onun ellerindedir. Çocukların düşünü kurduğu barış, kasaba sınırının yanı başındaki dağların eteklerinden geçmektedir. Ancak bu yol, bir grup rütbeli davetsiz misafir yüzünden her zamankinden çok daha tehlikeli bir hâl almıştır.
During the Japanese occupation of China, two prisoners are dumped in a peasant's home in a small town. The owner is bullied into keeping the prisoners until the next New Year, at which time they will be collected. The village leaders convene to interrogate the prisoners. The townspeople then struggle to accommodate the prisoners. One is a bellicose Japanese nationalist, the other a nervous translator. Will the townspeople manage to keep the prisoners until the New Year?
1930'larda Meksika'dan Avrupa'ya seyahat eden bir gemideki yolcular, o dönemde toplumun genelini temsil eder. Tüm mürettebat Alman'dır ve buna yolculardan biri olan La Condesa'ya aşık olan Dr. Schumann da dahildir. Genç bir Amerikalı kadın olan Jenny, sevdiği adam David ile seyahat etmektedir. Jenny, diğer yolculardan bazılarının kim olduğu konusunda büyülenmiş ve kafası karışmıştır.