Auburn, Güney Dakota’da 3 hafta önce bir soygun yaşanmıştır. Yaşanan soygun 5 kişilik bir ekibin işidir. Polislerin sistemli çalışması ile soygunculardan 4’ü yakalanmış ve hapse atılmıştır. Ancak ekibin 5. üyesi kayıptır. Polis her yerde ekibin 5. elemanı olan yaralıdır ve kanundan kaçmak için ölümü bile göze almıştır. Ancak kurtarıcısı hiç ummadığı biri olacaktır. İşitme engeli bulunan küçük bir çocuk olan Wesley, yaralanan adamı güvenli bir sığınağa taşır. Orada yaralarını sarar ve iyileşmesi için başında bekler. Zaman içinde bu küçük çocuk ve tehlikeli kanun kaçağı arasında sıradışı bir arkadaşlık oluşur. Wesley iyileşmesine yardım ettiği bu gizemli yabancıya bir hayli bağlanmıştır. Ancak polis Wesley’nin kapısına dayanıp onu sorular sormaya başladığında asıl tehlike başlayacaktır. Bir taraf seçmek zorunda kalan Wesley, yeni arkadaşı için işleri daha da kötü hale getirme potansiyeline sahiptir...
When Myriam, the mother of two young children, decides, despite the reluctance of her husband to resume her activity in a law firm, the couple is looking for a nanny. After a severe casting, they hire Louise, who quickly conquers the affection of children and gradually occupies a central place in the home. Gradually the trap of mutual dependence will close, until the tragedy.
In Paris, a gold smuggler is at war with other local gangsters who want piece of the action. Then the mob shows up and makes things worse. And an undercover US Treasury Department agent is trying to infiltrate the smuggling business.
Fransız gangsterlerin sonuncusu Jacques Mesrine, yaşamı boyunca 1 numaralı halk düşmanı ilan edilmişti. Düzenli olarak kamuoyu anketlerinin zirvesinde yer aldı. Paris'in göbeğinde polisin yakın mesafeden yoğun ateşi altındaki görkemli ölümü onun efsane statüsünü taçlandırdı. Öyle ki, 1979 yılındaki ölümünden 30 yıl sonra bugün bile Jacques Mesrine efsanesi hala capcanlı… Onun hayatı sinema tarihinde ilk kez olarak tutkulu bir projeyle beyazperdeye getiriliyor. Aynı anda hem bir gerilim filmi, hem de biyografi çalışması olan projenin çekimlerinde tarihi gerçeklere olabildiğince sadık kalındı. Mesrine'den bir süper kahraman yaratmak gibi bir amacı olmayan filmde, en karanlık yönleri de dahil olmak üzere bir karakter portresi çizildi. Öykünün çıkış noktası ise, bir ikonun arkasındaki insan oldu.
Güçlü ve alışılmadık yöntemleriyle tanınan eski Antigang efsanesi Niels Cartier, yanlış giden ve karısının ölümüne yol açan müdahalenin ardından polisten ayrıldı. Onun ölümünden sorumlu olan banka soyguncusu çetesi sekiz yıl sonra yeniden ortaya çıktığında, Niels intikam almak için kimsenin yoluna çıkmasına izin vermez. Bu, 14 yaşındaki huysuz kızıyla patlayıcı bir ikili oluşturmak anlamına gelse bile.