Gerilim sinemasının büyük ustası Alfred Hitchcock “Spellbound”da Sigmund Freud’un psikanaliz teorileriyle bir cinayet çözümlemesi yapıyor. Hitchcock’un düş sekansları için ressam Salvador Dali’yle çalıştığı film, göreve yeni atanan müdürünü bekleyen bir akıl hastanesinde başlıyor. Doktor Ballantine’in gelişiyle merakları bir kat daha artan hastane sakinleri, doktorun kimi tuhaf hallerine anlam vermekte zorlanacak, hatta içlerinde onun katil olduğunu ileri sürenler bile olacaktır.
Uluslararası çapta terörist olmakla suçlanan tehlikeli bir grup, bir sabah Londra'ya saldırıda bulunur. Bu patlama sonrasında terörist gruptan sadece bir kişi hayatta kalmıştır. Farroukh Erdogan isimli bu terörist patlamanın ardından tutuklanır ve hapse gönderilir. Ülkenin gündemindeki en önemli olay haline gelen bu saldırı, son derece titiz bir dava sürecine tabi tutulacaktır. Hükümetin elinde hiç kimsenin bilmediği gizli bir kanıt vardır ve başsavcı dava için Claudia Simmons isimli başarılı bir avukatı atar. Dava gününden bir gün önce Farroukh Erdogan'ın avukatı öldürülür ve yerine hükümetin atadığı Martin Rose getirilir. İşin ilginç yanı ise Martin ve Claudia'nın eskiden sevgili olmalarıdır. İki eski sevgilinin iki karşıt tarafı savunmak için atandığı bu davada, birbirleriyle herhangi bir bilgi paylaşması kesinlikle yasaktır. İkili, ilişkilerine ve mesleklerine duydukları sadakati sınayacakları oldukça zorlu bir göreve atılmıştır.
Bir gün, İspanya'ya esrarengiz bir yabancı gelir. Önemli bir görevi vardır. Ancak bu görev kesinlikle yasadışı olduğundan çok dikkatli olması şarttır ve kendisi haricinde kimseye güvenemez. Bu yüzden de karşısına çıkan birbirinden tuhaf yabancılara temkinle yaklaşması şarttır. Ancak yabancının bilmediği şey, bu görevin onu İspanya'nın olduğu kadar kendi bilincinin de en ücra köşelerine kadar götüreceğidir...
Film, yürüttüğü cinayet soruşturmasında bir numaralı şüphelinin kendi oğlu olduğunu öğrenen polis memurunun yaşadığı ikilemi anlatıyor. Robert De Niro ile James Franco'nun rol aldığı filmde New York şehri cinayet masası dedektifi Vincent LaMarca, işine bağlılığı ve başarılı kariyeriyle dikkat çeken ve sevilen bir polistir. Bir cinayet araştırması için boşandığı karısından olan oğlunun yaşadığı Long Island'a kadar iz süren Vincent, soruşturması sırasında, boşanma sonrasında yalnız kalan oğlunun cinayetin bir numaralı şüphelisi olduğunu görür. Oğlunu kurtarmak ve görevini yerine getirmek arasında ikileme düşen Vincent'ın bir tercih yapması gerekecektir. Bir polis olarak suçluyu yargı önüne çıkarmak zorunda olan Vincent, bir baba olarak da oğlunu kurtarmalıdır.
When an old friend of New York Sentinel Crosswords editor Tess Harper is found murdered on the very day her puzzle includes his proposal of marriage, Tess unofficially teams up with Detective Logan O’Connor to find the killer.