He’s a Wardriver: a hacker who steals from banks, not people—until he’s noticed. Now the money turns violent, and the woman caught in it could save him or kill them both.
Bir gece evine dönerken sokakta bir cinayete şahit olan Anna, dehşet içinde kaçmaya çalışırken katil tarafından saldırıya uğrar. Gözlerini hastanede açan Anna, şoku atlatmaya çalışırken çevresindeki insanları tanıyamadığını fark eder. Yüz körlüğü olarak da bilinen prosopagnozi hastalığına yakalanmıştır. Baktığı bütün yüzler sürekli değişmektedir, artık erkek arkadaşı dahil kimseyi tanımamaya başlayan Anna için günlük hayat tam bir kaosa dönüşmüştür. Geride tanık bırakmak istemeyen seri katil ise bu sırada çoktan Anna'nın peşine düşmüştür.
The Virtuoso, akıl hocasına olan borcunu ödeyebilmek için yeni bir görev üstlenen profesyonel bir suikastçıya odaklanıyor. Hedefinin izini sürmek ve öldürmekle görevlendirilen suikastçıya, diğer görevlerinin aksine bu görevi için fazla istihbarat verilmez. Hedefinin ne ismi ne de fotoğrafı verilir, yalnızca saat beşte küçük bir kasabadaki bir lokantada olacağı söylenir. Virtüöz, avını bulmak ve görevini tamamlamak için insan avına başlar. Hedefi, lokantadaki herhangi bir müşteri olabilir: Buna lokantanın gizemli garsonu da dahildir. Garson, suikastçının aradığı av olmasa bile görevi tehdit edebilecek ve adamın hayatını tehlikeye sokabilecek bir dikkat dağınıklığına sebebiyet vermektedir
Eski bir polis olan Jackson’ın işi cinayet alanlarını temizlemektir. Ancak bir gün, işini bitirdikten sonra o cinayetin polise hiç bildirilmemiş olduğunu farkeder. Oysa, farkında olmadan tüm delilleri yok etmiştir.
Uğursuz bir seri katil, Londra'da terör estirirken, gözden düşmüş parlak polis memuru John Luther, parmaklıklar ardında çürümektedir. Kendisine eziyet eden siber psikopatı durduramamasının azabını yaşayan Luther, bu soruşturmayı ne pahasına olursa olsun tamamlamak için hapishaneden kaçmaya karar verir.