Birkaç önemsiz kasaba hikayesi, bir haydut çetesinin yerel bankayı soymaya karar vermesiyle dramaya dönüşür. Oğlunun gözlerinde gurur arayan bir baba, geceleri röntgenci olan ürkek bir memur, karısının sevgisini yeniden kazanmaya çalışan bir adam, vahşetle karşı karşıya kalan bir Amish çiftçi ve hırsıza dönüşen yaşlı bir kadın...
Hepsi, huzurla başlayan bir hafta sonu şiddete dönüştüğünde, kendilerini banka soyguncularıyla iç içe bulurlar.
Yağmurun sağanak halinde yağdığı karanlık bir gecede, beş adam iyi planlanmış bir tren soygunu düzenler ve 10 milyon dolarlık, dokuz tonluk altın sevkiyatını alıp kaçarlar. Devasa sevkiyatı, üç gizli kamyon yüküne bölen ekip, mükemmel bir kaçış olacağını umdukları bir yere doğru, ülke çapında göze çarpmayan bir kaçış planı yapmışlardır.
Hapisten yeni salıverilmiş ünlü soyguncu, Alman asıllı suç üstadı Doc Erwin Riedenschneider (Sam Jaffe) Cincinnati'ye gelerek vakit kaybetmeden yeni bir soygunun hazırlıklarına başlar. 'İçerde'yken bir mücevher şirketini soymak için kusursuz bir plan yapmıştır, ama bunun için bir ekip toplaması ve para kaynağı bulması gerekir. Para kaynağı için düzenbaz avukat Alonzo D. Emmerich'e (Louis Calhern) başvurur. Ekibin diğer elemanları ise at çiftliği alma hayalleri kuran İrlanda asıllı meteliksiz kabadayı Dix (Sterling Hayden), soygunda şoförlük yapacak olan kafe sahibi kambur Gus (James Whitmore) ve kasa açma uzmanı Louis'dir (Anthony Caruso). Bir de bu kişiler arasında ara buluculuk yapan at yarışı oynatan kumarhane sahibi Cobby (Marc Lawrence) vardır....
Tom and Mae Garvey are a Tennessee farming couple battling violent floods to save their land. In addition to natural disasters, the Garveys fight to stop a selfish land developer and a local corporation from foreclosing on their farm. While Mae stays at home to care for their children and tend to the crops, Tom finds work as a scab at a steel mill to preserve his family's property.
Louis Merkins, 24 yıllık tutukluluk hayatının sonuna yaklaşırken, yeni bir mahkum hapishanenin tüm dengelerini değiştirir. Gerçek mahkumların da rol aldığı yapımda Altın Küre ödüllü Jeffrey Wright'ı izliyoruz.
Jahkor, asla babası gibi olmak istemeyen bir gençtir. Suça bulaşıp hapse düşen babası da asla oğlunu hapiste görmek istemez. Ancak Jahkor da kendisini parmaklıklar ardında bulur. Annesiyle birlikte yaşayan ve sevgilisinin hamile olduğunu öğrenen Jahkor, Oakland’da rap yapma hayalleri kuruyordur. Dünyadaki sorumluluklarını yerine getirmeye çalışırken yanlış yola sürüklenen Jahkor tıpkı babası gibi hapis cezasına çarptırılır. Hapishanedeyken babası ile kendi hayatı arasında bir bağ kuran Jahkor, bu süreçte kendisini suça iten insanları, koşulları düşünür ve kendini keşfetme yolculuğuna çıkar.