Kardeşler, ıslah olmuş bir suçlunun (Josh Brolin), akıl sağlığını test eden ikiz kardeşiyle (Peter Dinklage) hayatının volisini vurmak için bir yolculuğa çıktığında, düzelme girişiminin raydan çıkmasını anlatıyor. Yol boyunca kurşunlardan, kanundan ve zorba bir anneden kaçan ikiz kardeşler, birbirlerini öldürmeden önce kopan aile bağlarını iyileştirmek zorundadır.
Film, 1930’lu yılların Hollywood’u etrafında gelişiyor. ‘Yurttaş Kane (Citizen Kane)’ filminin yazım sürecine odaklanan ve yapımın Oscar ödüllü senaristi Herman J. Mankiewicz’in hayatına şahitlik edilirken 1930’ların Hollywood’u, Orson Welles için filmin senaryosunu bitirmeye çalışan hiciv ustası ve alkolik Mankiewicz’in gözünden yeniden değerlendirilecektir.
BUNRAKU: 1684 yılında Japonya'nın Osaka kentinde doğmuş geleneksel Japon kukla tiyatrosu türüdür. Egzotik doğu ile vahşi batı karışımı bir şehirde geçen film bilgisayar animasyonları ve muhteşem görüntü yönetmenliği ile dikkat çekiyor.
Hiper geçeğin egemen olduğu gelecekte, ateşli silahlar yasaklanmıştır. Silah olarak kral tahtına yeniden kılıçlar oturmuştur. Bu dünyanın en güçlü silahşörü ise Nicola The Woodcutterr’dır. Nicola, 9 suikastçiden oluşan Red Gang’in üyesidir ve bunlar özellikle Atlantik'in doğusuna hakim olmuş durumdadırlar. Ancak onların hakimiyetine bozacak bir yabancı şehre adım atar. Bu esrarengiz adamın kafasındaki tek şey Nicola'yı öldürmektir.
Gerçek bir araba tutkunu olan Memphis'in arabalara karşı dayanılmaz bir bağımlılığı vardır. Her model arabanın tüm özelliklerini en ince ayrıntısına kadar bilen Memphis, adı efsaneleşmiş bir araba hırsızıdır. Hiçbir kilit ya da alarm sistemi onu durduramaz. Arabanızı herhangi bir yere bırakın; eğer o çalmayı kafasına koyduysa 60 saniye içinde yok olacaktır. Memphis uzun yıllar boyunca akla gelebilecek her modelde arabayı çalarak yasaları ihlal etmiştir ama bunun tek istisnası, çok beğendiği ama bir türlü ele geçiremediği Eleanor adlı 1967 model Shelby Mustang GT 500'dür. Yasadışı işlerinin doruk noktasına çıktığı bir zamanda sevdiği herşeyi ve herkesi arkasında bırakarak farklı bir yaşama başlamıştır. Ancak erkek kardeşinin de (Giovanni Ribisi) kendi yolunu izlediğini ve çok tehlikeli bir araba hırsızı çetesinin eline düştüğünü öğrendiğinde eski yaşamına dönmek zorunda kalır.
Mickey Prohaska küçük bir kasabada sigortacılık yapmakta, bir yandan kendi işini kurmaya çalışırken diğer yandan da kendisinden ayrılmaya çalışan eşiyle arasını düzeltmeye çalışmaktadır. Mickey'e göre her şey insanları hikayesine inandırmaktan ibarettir. Yalnız yaşayan yaşlı bir çiftçiye sigorta satmaya çalışan Mickey, adamın çok daha büyük bir hazinesi olduğunu keşfeder. Bir şekilde çiftçiyi aradan çıkartıp, nadide bulunan kemana ulaşamaya çalışırken, dengesiz, sinir bozucu bir tamirci olan Randy'nin işine burnunu sokması hiç planlamadığı olaylara yol açacaktır. Mickey şimdi Randy'nin işlediği cinayete mecburen suç ortağı olmuştur, dahası onun şantajlarına boyun eğmek zorunda kalmıştır. Daha çok yapımcı kimliği ile tanınan Jill Sprecher'ın yönetmen koltuğuna oturduğu filmin senaryosu ise gene Jill ve Karen Sprecher kardeşlere ait.
1920'lilerin suç gezen Boston kentinde Joe Coughlin adında bir adam nam salmıştır. İçki yasağı halen devam etmekte ama illegal yollardan kırılmaktadır. Dürüst ve namuslu bir hayatı geride bırakan Joe kendisine kötü şöhreti gangster yaşamını seçer. Küçük yaştaki hırsızlık kariyerini geride bırakan adam artık şehrin en korkutucu gangsterlerine hizmet etmektedir. Joe gangster olmanın ününü ve ganimetlerini sevmektedir fakat 'karanlık taraftaki' hayatın da ödenmesi gereken bir bedeli vardır. Üstelik Joe'nun babası şehir polisidir...