The lives of 4 interconnected South Koreans – a married couple, a novelist the wife is having an affair with, and a second woman the novelist is simultaneously involved with.
Mu-kwang volunteers to be a kitchen police of Sa-taek, the divisional commander, dreaming of success. One day, Mu-kwang meets Su-ryeon by chance, who is a young and beautiful wife of the commander. Soon, he feels a strong attraction by her.
Pil-ju, an Alzheimer's patient in his 80s, who lost all his family during the Japanese colonial era, and devotes his lifelong revenge before his memories disappear, and a young man in his 20s who helps him.
Dreaming of making a way station for his sister and the villagers who have no choice but to commute along the dangerous train tracks every day, Joon-kyung sends many letters to the President, but with no reply. Ra-hee, who has a crush on Joon-kyung, does everything she can to help him meet the President.
Teknesinin motoru bozulan bir balıkçı, Güney Kore'ye sürüklenir. İşkence dolu uzun sorgulamalardan sonra Kuzey Kore'ye sınır dışı edilir. Ancak Güney Kore'yi terk etmeden önce ülkenin aynı anda hem ne kadar gelişmiş olduğunu hem de ne kadar karanlık bir yana sahip olduğunu görür. Ekonomik gelişmenin mutluluk getirmediği düşüncesiyle döndüğü ülkesinde, güneyde karşılaştığı şiddetin benzerini yine yaşar sorgulamalar esnasında. Güneyde gördükleri karşısında yaşadığı zihin bulanıklığı, kuzeyde bir hayal kırıklığına dönüşmeye başlar.
Amerika ordusunun üs kurduğu Kore'nin bir kasabasında geçiyor film, Amerikan kültürüyle tanışan kasaba halkının yaşamlarında dolaşıyor; kardeşiyle oynarken bir gözünü kaybeden genç kız, melezliğinden utanan Chang-guk ve köpeklerin etlerini satarak geçinen Dog Eyes'in çevresinde ilerleyen film, sıradan bir dramın ötesine, ince bir Amerika eleştirisiyle geçmeyi başarabiliyor. Metafor kullanma ustası Kim kİ DUk bütün filmi bir metafor olarak kullanıyor bu sefer ve küçük karakterler üzerinden büyük bir ülke-ülkeler sorununa değiniyor.