An editorial cartoon-like satire of a truth-seeking journalist up against a crooked politician and his private army. Like Pinocchio's nose, the newsman's pencil acts as a barometer of the lies being fed by the unfinching politico, as they play a game of cat vs. mouse, truth vs. lies.
A series of loosely connected skits that spoof news programs, commercials, porno films, kung-fu films, disaster films, blaxploitation films, spy films, mafia films, and the fear that somebody is watching you on the other side of the TV.
Genç bir çocuk olan James, büyükbabası Geppetto'yu ziyarete gider. Geppetto, ona en iyi arkadaşı olması için görünüşte sihirli bir tahta kukla olan Pinokyo'yu tanıştırır. Ancak James, Pinokyo'nun saf ve dünyadan habersiz doğasının farkında değildir. Onu dış dünyayla tanıştırması, Pinokyo'nun "kötü" olarak gördüğü her şeyi ortadan kaldırmak için kanlı bir mücadeleye girişmesine yol açar.
Nick Naylor, büyük bir sigara şirketinin sözcüsü olarak sigara üreticilerinin ve sigara tiryakisi olan insanların haklarını savunmaktadır. Ama bu iş sanıldığı kadar kolay değildir. Sigaranın sağlığa verdiği korkunç zararlar, kullanıcılar tarafından bile bilinen bir gerçektir. Sigaranın bu olumsuz imajını düzeltmek için yeni bir çalışma başlatan Nick, karşısında sağlık örgütlerini ve amansız bir senatörü bulur. Bunların hiçbirinden gözü korkmayan Nick için kırılma noktası, oğlunun ona bakış açısının değişmesi olacaktır.Kurnaz yapısı ve hiciv dolu senaryosu ile oldukça beğeni toplayan film, Amerika'dan son yıllarda çıkan en iyi komedilerden biri olarak değerlendiriliyor.
Tahtadan bir kukla olarak yaratılan Pinokyo’nun tek isteği Gepetto babasının dileği gibi gerçek bir oğlan çocuğu olmaktır. Ama bunu elde edebilmesi için egoist kişiliğinden vazgeçmesi gerekecektir. Bunun için Gepetto’nun sevgi dolu yuvasından ayrılıp dünyayı keşfetmek üzere eğitici bir yolculuğa çıkar.
Küçük bir tavşan hayallerindeki çukuru kazma yolculuğuna çıkar ancak ne yaptığını hiç bilmemektedir. Komşularına eksiklerini anlatacağına kazdıkça daha da zor duruma düşer. İyice dibe vurup sert kayaya toslayınca yardım istemenin ayıp olmadığını öğrenir.
Muhteşem Maurice, şehirde hayatına alışık serseri bir kedidir ve para kazanacağı bir düzenbazlık planı vardır. Bunun için bulduğu şapşal kavalcıyı ve kavalcıya ait bir fare sürüsünü kullanacaktır. Planını uygulayacağı “Kötü Şans” kasabasına vardıklarında onları büyük bir sürpriz beklemektedir.