Everyone in Jolliefontein, a small rural town, is in a frenzy about the upcoming rugby match. A TV license inspector, while searching for licenses, crashes a few friends' rugby afternoon in front of the TV and suddenly dies. What should be done with the body now?
Doğuştan yetenekli ve güçlü olmakla birlikte aynı zamanda asi ruhlu bir genç olan Rick Penning başarılı bir rugby oyuncusudur. Arkadaşlarının verdiği bir gece partisi sonrası kız arkadaşı ile birlikte alkollü araba kullanırken bir kaza yapar ve kızın kötü şekilde yaralanmasına sebep olur. 17 yaşındaki genç sporcu mahkemede yargılanıp çocuk gözetim merkezine gönderilir. Cezası için görevlendirilen rehber, rakip takımın koçu Larry Gelwix tir. Rugby sezonuna girilmiştir ve Rick’in, Gelwix’in yönlendirmesi ile kendini yeniden keşfetme süreci başlar. Bu uzun ve azim isteyen yolda karşılarına çıkan en zorlu sınav ise ulusal şampiyonadaki maç olacaktır.
Doktorlar, akıl hastanesinde yatan eski müfettiş Charles Dreyfus’un iyileştiğine karar verirler ve onu serbest bırakmaya karar verirler; ancak Clouseau ziyarete geldiğinde Charles yine çileden çıkar ve doktorlar bu kararından vazgeçerler. Bunun üzerinde Clouseau’yu öldürmek üzere Charles akıl hastanesinden kaçar ve olaylar da başlar.
Uruguaylı bir rugby takımının oyuncuları bulunan uçak And dağlarına çakılır. Bu çarpışma esnasında yolcuların bir kısmı ölür ama çoğunluğu da sağ olarak kurtulur. Sekiz gün boyunca uçağın enkazında oturup kurtarılmayı beklerler. Ancak yardım bir türlü gelmez. Bu arada radyodan da arama çabalarının sonuç vermemesi ve çok soğuk ortamda bu kadar zaman yaşamalarının artık söz konusu olamayacağı üzerine arama çalışmalarına son verildiğini duyarlar. Sıfırın altındaki soğuk bir ortamda on hafta boyunca hayatta kalma çabaları inanılmaz boyutlara ulaşır ve sonunda gençlerden üçü yardım bulmak amacıyla yola çıkarlar.
Mirasın, sevginin, kaybın ve var olmanın muazzamlığının tekil keşfini anlatan bu filmde, yakın zamanda vefat etmiş, beyaz bir kumaşa sarınmış bir hayaletin ayrı kaldığı karısıyla yeniden iletişime geçmeyi denemek için banliyödeki evine geri döndüğü süreç anlatılıyor.
Linda çok güzel bir evde iki çocuğu ve onu seven kocasıyla yaşamaktadır. Mükemmel hayatı, bir gün kocasının trafik kazasında öldüğü haberiyle sarsılır. Ertesi sabah uyanıp kocasını yanında sağlıklı bir şekilde bulduğunda, yaşadıklarının bir rüya olduğunu düşünür. Kısa bir süre sonra aslında gördüklerinin rüya olmadığını anlar. Ailesini kurtarmak için zamana ve kadere karşı gözü dönmüş bir halde yarışır.