Claire ve Phil Foster yaşadıkları hayattan ve rutin evliliklerinden sıkılmış bir çifttir. Ancak bir restaurantta başlayan yanlış anlama bu sıradan çifti inanılmaz bir maceraya sürükler. Rüşvetçi polisler, acımasız mafya babaları ve çılgına dönmüş bir taksi şöförüyle uğraşmak zorunda kalan çifti, hiç unutamayacakları vahşi bir kovalamacaya beklemektedir.
Biri beyaz ve zengin, diğeri yoksul ve zenci... Kader onları trafik ışıklarında karşılaştırır ve iki adamın düşmanlıkla başlayan ilişkileri sıkı bir dostluğa dönüşür...Büyük bir reklam şirketinde yöneticilik yapan Nick Beam, eve biraz erken gelince çok sevdiği eşini patronuyla aynı yatakta bulur. Şok olan genç adam, hemen arabasına atlayıp oradan uzaklaşır. Ancak şanssızlık yakasını bırakmaz. Trafik ışıklarında durduğu sırada kapı açılır ve şimşek hızıyla içeriye dalan T. Paul, Nick'in şakağına silahı dayayarak ondan cebindeki tüm parayı kendisine vermesini ister. Artık kaybedecek bir şeyi kalmadığını düşünen Nick, korkusuzca davranarak, silahı saldırganın elinden alır. Artık suçlu onun elindedir. İki erkek arasında, bu tehlikeli durumla başlayan ilişki, bir süre sonra dostluğa dönüşür.Hatta Nick'in patronundan intikam almak için bir soygun bile planlarlar.
Marcus ve Kevin Copeland FBI 'da çalışırken son baskınları tam bir fiyasko olmuştur . Sosyetenin şımarık genç kızlarından Brittany ve Tiffany Wilson kardeşlerin kaçırılacağını haber alan FBI, bu büyük davayı Marcus ve Kevin'ın rakipleri Vincent Gomez ve Jake Harper'a verir. Bu aşağılanmayı daha da ileri götürmek için, Kevin ve Marcus'a nankör ve berbat bir iş verilir: Gucci kıyafetli şımarık çocukları havaalanında karşılayıp Hamptons'taki otellerine götürme işi.Hikaye burada başlayıp komedi türünde bir filmdir.
Mirasını bırakmak için kaybolan varisini bulmak isteyen yaşlı bir kadın farkında olmadan bir üçkâğıtçıyı ve sahtekâr bir medyumu kiralayınca, Alfred Hitchcock'un alaylı diliyle çekilmiş bu gizemli gerilim filminde işler garipleşmeye başlar. Bruce Dern ve Barbara Harris, yaşlı kadının uzun zamandır kayıp olan yeğenini (William Devane) arayan çifti canlandırıyor. Bu esnada yeğen rolündeki Devane ise güzel sevgilisi (Karen Black) ile fidye için zengin bir Yunan iş adamını kaçırıyor. Gerilim ve komediyi de beraberinde getiren sonu gelmeyen bir gizem, cinayet ve kargaşa...
Hapishane kaçkını Joe (Willis) ve hastalık hastası arkadaşı Terry (Thornton), banka memurunu geceden rehin alıp ertesi sabah ona işine kadar eşlik etmek suretiyle ilginç bir soygun tekniği geliştirmiştir. Medya onların üzerine odaklanır ve marifetlerini de bir parça abartır, ancak iki ahbapçavuşun tek derdi yeterli miktarda parayı toparlayıp Meksika’ya kaçmak, burada özgür ve yasalara saygılı bir hayat sürmektir. Fakat Kate Wheeler adlı bir ev kadınının (Blanchett) arabasıyla Terry’e çarpması, planları değiştirir. Rehin almak zorunda kaldıkları bu kadın, zamanla ikilinin suç dolu serüvenine ortak olur. Kate, bir anlamda aradığı değişikliği bulmuş ve monoton hayatından kurtulmuştur bu sayede. Hem haydutlar ona, hem de o haydutlara aşık olmuştur - evet, her ikisine birden... Çünkü ancak birbirlerini tamamladıklarında ideal bir sevgili etmektedir Joe ve Terry...
Highsmith ve Danson şehrin kahraman polisleridir. Ödüllü polisler yalnız şehrin insanları için değil, polis teşkilatının da idolleridir. Dedektif Terry Hoitz ve Adam Gamble ise masa başında evraklara gömülmüş polis memurlarıdır. Günlerini monoton bir şekilde geçiren ortaklardan Terry'nin bu duruma canı sıkılmaya başlar. Herkesin Highsmith ve Danson'a imrenmesine artık katlanamaz. Böylece ortağı Alan'ı da yanına alıp sokaklara çıkmaya ve kendilerinin ne kadar "sert polisler" olduğunu kanıtlamaya karar verir. Ancak kafadar polislerin planları bekledikleri gibi işlemez.